insider crow

Paylaş, Sohbet Et, Eğlen!

Chat Space ile topluluğa katıl, eğlenceye ortak ol, yeni bağlantılar kur!

28. BÖLÜM: SESSİZLİĞİN PAZARLIĞI

İşkenceyle geçen günler, Lehron’a hiç bu kadar uzun gelmemişti. Zindanda çektiği acıların her birinin ayrı bir ömür olduğunu sanmıştı; ama beklemek, onların hepsinden daha ağır çıktı. Sanki kalbini çıkarıp eline vermişler, sonra bu süreci milyonlarca kez tekrar etmişlerdi. Zaffer’i daha da endişelendirmekle doğru mu yapmıştı? Adamın zindandan koşarak fırlamasına neden olmak gerçekten Henna’yı koruyacak mıydı, yoksa onu daha büyük bir tehlikenin içine mi atmıştı? Daha da önemlisi, neden daha en başta Henna’nın ismini vermişti? Nasıl olmuştu da işkenceye dayanamamıştı?

Zindanın kapısı acı acı açıldı. Gıcırtı bu kez daha sarsıcı geldi Lehron’un kulağına. Bekleyerek geçen dakikalar, günlerdir çektiği ıstırabın her birinden daha feciydi; ama açılan kapının o gıcırtısı kadar can alıcı değildi. Çünkü bu ses, artık bir işkencecinin dönüşünü değil, Henna’nın kaderine dair bir ihtimali taşıyordu.

Zaffer kapıdan içeri girdi.

Her zamanki sessizliğiyle ilerledi. Yalnız ayak sesleri zindan zemininde yankılanıyordu. Bir süre sonra Lehron’un yanına geldi, zindandaki tek sandalyeyi aldı ve oturdu. Bakışları tepkisizdi. Ne zafer vardı yüzünde ne açık bir öfke ne de acıma. Bu tepkisizlik, Lehron’un içini daha da daralttı. Çünkü insan bazen en çok boş yüzlerden korkardı. Onlar, iyi haber de kötü haber de taşıyabilirdi.

Lehron neredeyse yalvaracaktı adamın gözlerinde bir işaret görebilmek için. Neredeyse haykıracaktı ona.

Söyle.

Söyle, o yaşıyor mu Zaffer?

Ama sustu. Susmayı tercih etti. Zaffer’in onun heyecanını, korkusunu ve çaresizliğini hissetmemesi gerektiğini biliyordu. Son konuşmasının adam üzerinde hâlâ bir etkisi olup olmadığını bilmiyordu; ama bu etkiyi korumak istiyorsa sessizliğini ve sükûnetini korumalıydı. Henna’nın adı zaten bir kez ağzından çıkmıştı. Şimdi en azından onun akıbetini öğrenebilmek için aynı zayıflığı tekrar göstermemeliydi.

Zaffer ile Lehron arasındaki bakışmalarla dolu sessiz savaş böyle başladı.

İşkencecinin sessizliği, onun için güçtü. Kadir, sabırlı ve soğuk bir güç. Kurbanının önce konuşmasını, ona kızın hayatta olup olmadığını sormasını bekliyordu şüphesiz. Eğer Lehron sorarsa, Zaffer cevap vermeden önce onu konuşturabilir, Henna’nın adını bir kez daha pazarlığın bıçağına çevirebilirdi. Aynı şekilde Lehron’un sessizliği de bir önceki konuşmalarının gücünü taşıyordu. Kralın tehlikede olduğu ihtimali, Zaffer’in zihninde hâlâ canlıysa, bu sessizlik onun üzerinde gerçek bir baskı bırakabilirdi.

Lehron, işkencecinin kralının tehlikede olduğunu düşündüğüne inanmak zorundaydı. Zaffer, bu tehlikeyi durdurabilecek olanların Henna ve zindandaki yaralı esir olduğunu düşünüyorsa, o zaman Lehron’un elinde hâlâ çok zayıf da olsa bir koz vardı. Yoksa Zaffer gibi bir adam, kurbanının onun üzerinde böyle bir etki kurmasına asla izin vermezdi. Bu etki, Lehron için kutsal değildi belki; ama Henna’nın hayatta kalma ihtimali kadar değerliydi. Bu yüzden beklemeliydi. Zaffer eninde sonunda Henna’nın durumunu söyleyecek ve Lehron’dan bilgi almak isteyecekti.

Ama ne zaman?

Sessizlik uzadı.

Zindandaki mumlar Zaffer’in gelişiyle yeniden canlanmıştı; ama köşelerdeki gölgeler hâlâ ağırdı. Lehron’un bedeni acı içindeydi. Boğazı kuruydu. Kalbi kendi kaburgalarına vuruyor gibiydi. Sormak istiyordu. Sormamak için kendisini zorluyordu. İşkencelerde gösteremediği dirayeti belki burada gösterebilirdi. Belki de bu sessizlik, Henna için yapabileceği son doğru şeydi.

Zaffer’in yüzünde hâlâ hiçbir şey okunmuyordu.

Lehron’un önünde iki yol vardı: soruyu hemen sormak ya da işkencecinin önce konuşmasını beklemek.

Seçim

• Henna’nın durumunu merak ediyorsanız ve Zaffer’i daha fazla beklemeden sorunuzu soracaksanız 33. Bölüme geçiniz.

• Ne olursa olsun önce Zaffer’in konuşmasını beklemek ve işkencelerde gösteremediğiniz dirayeti burada göstermek için 34. Bölüme ilerleyiniz.

BÖLÜM NOTU

Bu bölümde iki seçenek de sessizliğin çevresinde dönüyor: biri soruyu hemen sorup zayıflığı açığa çıkarabilir, diğeri bekleyerek elde kalan son küçük gücü korumaya çalışabilir. İkisinde de asıl mesele, Henna’nın adının artık bir pazarlık gölgesine dönüşmüş olması.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Bölümü beğendiyseniz destek olmayı, yorum bırakmayı ve hikâyeyi takip etmeyi unutmayın.




novebo yorum yok

İlk yorum yazan sen ol!


Henüz yorum yapılmadı

🔒 Erişim Gerekli

Bu içerik yalnızca 18 yaş ve üzeri kullanıcılar tarafından görüntülenebilir.
Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.