16. BÖLÜM: TEREDDÜDÜN SOĞUKLUĞU
Lehron endişeyle bekliyordu. Zaffer’in karşısında ne kadar süre sessiz kaldığını bilmiyordu; ama mahzende bekleyişin her türü işkencenin başka bir biçimiydi. İşkenceci endişeli görünüyordu. Bu görüntü, Lehron’un alıştığı Zaffer’e ait değildi. O adam genelde ne yapacağını bilirdi. Yaklaşır, sorar, bekler, acıtır, geri çekilir, sonra yeniden gelirdi. Ama şimdi kurbanının karşısında, ne yapacağına karar veremeyen biri gibi durmuştu. Lehron’un sözleri onu durdurmuştu. Belki sözlerin kendisi değil, o sözlerdeki kendine güven. Belki de Henna’nın üç aydan uzun süredir kraliçenin yakınında bulunması ve buna rağmen saldırının gerçekleşmemiş olması. Ne olursa olsun, Zaffer bir anlığına işkenceci olmaktan çıkıp hesap yapan bir adama dönüşmüştü.
Bu, Lehron’u rahatlatmadı.
Çünkü hesap yapan adamlar da öldürebilirdi.
Zaffer yanındaki sehpayı yavaşça geriye doğru itti. Tekerlekler zemin üzerinde kısa, kirli bir ses çıkardı. Sonra zindanın içinde birkaç adım ilerledi. Düşünceli bir şekilde tekerlekli sehpanın üzerine bıraktığı bıçağa baktı. Bıçak orada duruyordu; ama tehdidi bitmemişti. Metal, mum ışığında ince ve soğuk bir çizgi gibi parladı. Zaffer sonra mahzen kapısına baktı. Lehron o bakışın neyi beklediğini anladı. Henna’nın tutuklanma haberini. Muhafızın geri dönüşünü. Belki de kraliçenin yanından koparılan bir nedimenin zindana indirilişini.
Bu düşünce Lehron’un bütün benliğini derin bir endişeyle sardı.
Ya Henna’yı tutuklamakla yetinmezlerse?
Soru içinden geçince göğsü sıkıştı. Henna’nın adı artık bir emirdi. Bir muhafızın ellerindeydi. Sarayın koridorlarında hızla taşınan bir yanlış anlamaya, sert bir hamleye, paniğe dönüşebilirdi. Zaffer’in “zarar vermeden” dediğini hatırlıyordu. Ama emirler, onları taşıyan insanların korkularına ve acelelerine çarptığında şekil değiştirebilirdi. Bir muhafız, kraliçeye yakın bir nedimeyi tehdit olarak görürse ne yapardı? Onu yalnız tutuklar mıydı? Sürükler miydi? Susturur muydu? Lehron’un içinde, Henna’nın adını söylediği an bir kez daha açıldı.
Zaffer’in derin bir nefes verdiğini hissettiğinde düşüncelerinden sıyrıldı. Aynı anda işkencecisinin yeniden yaklaştığını fark etti. Adamın yüzünde az önceki panik yoktu artık. Ya da daha derine itilmişti. Yaralı yüzü yeniden o tanıdık soğukluğa dönüyordu. Bu, Lehron için kötü bir işaretti. Zaffer sakinleştikçe, mahzen yeniden onun bildiği düzene dönüyordu.
“Şimdi güzelce gerçekleri paylaşmaya ne dersin?” dedi Zaffer.
Lehron onun gözlerinin içine baktı. Adam gerçekten de sakinleşmiş, yeniden aklıselim bir şekilde düşünmeye başlamış gibi görünüyordu. Aklıselim, Zaffer gibi bir adamda merhamet anlamına gelmiyordu. Daha tehlikeli bir şeydi bu. Panikle duran bıçak, sakinlikle yeniden işkenceye dönebilirdi.
“Henna’nın güvenliği sağlanmalı,” dedi Lehron.
Sesinin hafif titrediğini duydu. Bunu saklamak istedi; başaramadı. Çünkü artık bu yalnız bir pazarlık değildi. Henna dışarıdaydı. Ya da dışarıda yakalanmak üzereydi. Belki de çoktan yakalanmıştı.
“Aksi takdirde benden hiçbir destek alamazsın.”
Zaffer bir anlığına ona derin derin baktı. Bu bakışta öfke değil, ölçme vardı. Lehron’un ne kadarını bildiğini, ne kadarını blöf olarak kullandığını, ne kadarının kral için gerçek bir tehlike taşıdığını hesaplıyordu. Mahzende uzun bir sessizlik oldu. Lehron, o sessizliğin içinde kendi nefesini, iplerin bileklerine sürtünmesini ve uzaklarda sanki hâlâ ayak sesleri varmış gibi gelen hayali yankıları duydu.
“Göreceğiz bakalım,” dedi Zaffer.
Sesi sakindi.
Bu sakinlik, Lehron’un içini daha da soğuttu.
Zaffer yavaşça döndü ve kapıya yöneldi. Muhtemelen dakikalar önce zindandan fırlayan muhafızın peşine takılacaktı. Ya da en azından Henna’nın ne halde getirileceğini kendi gözleriyle görmek isteyecekti. Kapı açıldığında mahzene kısa bir hava girdi. Zaffer dışarı çıktı. Kapı yeniden kapandı.
Lehron bu kez yalnız kaldığında, bekleyiş daha beterdi.
Çünkü artık Zaffer’in tereddüdü de Henna’nın kaderine dahildi.
Seçim
• Kalede yaşananları görmek için 25. Bölüme geçiniz.
BÖLÜM NOTU
Bu bölümde beklemek, konuşmaktan da susmaktan da ağır hale geliyor. Seçenek dışarıda yaşananlara dönüyor; ama içeride kalan şey hâlâ aynı: Henna’nın kaderine karışmış bir tereddüt.
Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Bölümü beğendiyseniz destek olmayı, yorum bırakmayı ve hikâyeyi takip etmeyi unutmayın.

İlk yorum yazan sen ol!
Henüz yorum yapılmadı