insider crow

Paylaş, Sohbet Et, Eğlen!

Chat Space ile topluluğa katıl, eğlenceye ortak ol, yeni bağlantılar kur!

A//d3rW99
Çevrimiçi !

Ceb oyunda değildi. Çevrimdışıydı. Odalara baktım. Bu oyunda fazla vakit geçirememiştim, sadece Ceb ile sohbet edip durmuştuk. Garip şekillerle başlıkları olan odalar vardı. Bazılarınında isimleri vardı. İntihar uçurumu, mavi vadi, patika, sonsuzluğun yolu, yalnızlığın rengi, gibi odalar.

Birisine girdim. Otuz kişilik kontenjanı olan odada sadece altı kişi vardı. Yedi şelale adlı odaydı, etraf çok parıltılıydı. Işıl ışıldı, cennet gibi hissettiriyordu. Şelalelerin akışları insanı sakinleştiriyordu, huzurluydunuz. Yeşil çimenler etraftaydı, çiçekler onlara renk katıyordu. Kayalar parıldıyordu, aralarında ametistler vardı. İster istemez gülümsedim, canlı kanlı burada olmak istedim.

Şelalenin yanına oturdum. Birinci şahıs gözündendi. Ayaklarımı suya soktum. İnsanlar mesajlaşarak sohbet ediyordu ve gülüp şakalaşıyorlardı. Yanıma gelen kimse yoktu.

0xR3W1207
Çevrimiçi !

0xR3W1207
Odaya katıldı !

Etrafıma baktım. Nereden geleceğini merak ettim. Yanıma geldiği kesindi, Ceb de odalarda takılmıyordu. Nadirdi. Karakterinin adımlarını arkamdan duydum. Simsiyah karakteri yanıma oturdu. Aynı şekilde ayakları sudaydı. Elleri iki yanında duruyordu. Nefes alışverişini görebiliyordum. Piksel kareler hareket ediyordu teker teker. Rüzgar esiyordu hafif.

0xR3W1207 (sohbette):
güzel değil mi?

0xR3W1207 (sohbette):
sessiz ve sakin

0xR3W1207 (sohbette):
kimse yok

A//d3rW99 (sohbette):
Bizimle birlikte sekiz kişi var

0xR3W1207 (sohbette):
artık yok

Herkes odadan tek tek ayrıldı. Kullanıcı adları sohbette, ayrıldı, diye akıp gitti.

0xR3W1207
Odadan ayrıldı !

0xR3W1207
Odaya katıldı !

Hızlı hızlı, koşarak yanıma geldi ve aynı şekilde tekrar yanıma oturdu.

0xR3W1207 (sohbette):
yanlışlıkla kendimi de attım .-.

Kendi kendime güldüm. Üçünü şahıs gözüne aldım. İkimizide arkamızdan bizi seyrettim. Yerden bir çiçek kopardı ve kulağının arkasına yerleştirdi. Kamerayı öne doğru çevirdiğimde, simsiyah karakterini pembe çiçek renklendirdi. Gülümsedim.

0xR3W1207
seninle bir görüntülü konuşma yapmak istiyor !
Aramayı başlat Reddet

Görüntülü arama, 0xR3W1207 tarafından özel olarak ayarlandı.

Aramayı açtım. “Gülümsüyorsun.” Dedi uzaktan bir sigara içerken. “Farkında değilim.” Yüzüm hafifçe yumuşadı. Camı açıktı, sadece gökyüzündeki ay görünüyordu. Işığı hafifçe içeri giriyor, onu arkadan aydınlatıyordu. Yüzü yanlışlıkla görünür dedim ama göründürdüğü kısımlarda otomatik parazitleniyordu. “Sana yakışıyor.” Belki de o ışık, onun odasında gördüğüm ilk şeydi. Diğer şekilde tamamen karanlıktı. Hiçbir şey belli olmuyordu. “Daha iyi misin?”

“Korkuyorum.” Başını salladı. “Korkuyla yaşıyoruz. Bizi insan gibi hissettiriyor. Aynı iyileşen kesiklerin acısı gibi.” Elindeki sigarayla yüzünü kaşıdı. “Acıyı hissetmek bana yaşadığımı hatırlatıyor Alder.” Velra yerdeki yatağında uyukluyordu. Saat sabah’ın dört buçuğuydu. Karakterlerimiz arka planda şelalelin yanında oturmaya devam ediyorlardı. “Neyden korkuyorsun?”

“Ondan. Geri döneceğinden. Beni seyrediyor, hiçbir şey yapmıyor. Canımı yakanda bu. Bana bir şey yapsın istiyorum, benimle konuşsun, bana akla gelmeyecek şeyler söylesin istiyorum. İntikam alacaksa neden hiçbir şey yapmıyor?”

“Seni böyle korkutması, yavaş yavaş sömürmesi onun için daha iyi bir intikam.” Başımı eğdim. Doğruydu. Bende onu böyle öldürdüm. “Eskiden nasıldın Alder? O kasabaya gelmeden önce.” İstemsiz bir şekilde yanaklarım kabarırken gülümsedim. Başımı eğmeye devam ettim. “Mutluydum. Arkadaşlarım vardı, herkes okulda beni tanırdı.”

Buraya gelmeden önce dolu dolu bir hayatım vardı. Velra ile sürekli koşuya çıkardık, arkadaşlarımla partilerde takılır dururduk. Yaz aylarında sahilden çıkmazdık, orada sabahlardık. Yakın arkadaşlarım vardı, kasabaya geldiğimden beri hiçbirisiyle görüşmedim. “İnsanlar beni seviyordu. Ben… mutluydum ama kötüydümde.” Ellerimi cimcikledim, ne kadar pişman olduğumu anlatamıyordum. “Okuldaki alt sınıfları ezer dururdum. Kazan dairelerinde onları döverdim, paralarını çalardım. Çocuklara kendilerini öldürmelerini söylerdim.” Gözlerimi sımsıkı kapattım. “Onu zorladım. Ölsün diye zorladım ve en sonunda… onu öldürdüm.”

“Kimi?”

“En yakın arkadaşımı.” Derin bir nefes aldım. Yüzümü sıvazladım. “Artık düşünmek istemiyorum onu ama yaptığım şeyden sonra… nasıl… nasıl düşünmem?” Gene başım dönüyordu, gözlerim kararıyordu. Nefeslerim ağırlaşırken başımı masaya yasladım. “Alder, sakin olmalısın.” Titrek sesimle, “Yapamam.” diye fısıldadım. “Pişmansın. Vicdan azabı çekiyorsun. Tekrar olsa aynısını yapmazsın. Bazı insanlar bundan yoksun. Eğer karşında olsa, ona ne derdin?”

“Özür dilerim.” Başımı kaldırarak ekrana baktım. “Özür dilerim, ben aslında kendimi öldürmek istiyordum, seni değil.” Sigarasını söndürdü. Baş dönmem azalırken gözlerim artık kararmıyordu. “Buna artık katlanamıyorum.” Sessizliğini korudu. Sadece seyretti. Bir süre soluklandım. Sakinleştim. Hiçbir şey konuşmadı. Bende öyle.

“Sen nasıl yapıyorsun bunu? Sende acı çekiyorsun, görebiliyorum.” Suskunluğunu korudu. “Kendine zarar veriyorsun.”

“Acı çektiğim için değil. Yaşadığımı hissedebilmek için.”

“Sen yaşıyor musun?” Birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra sessizce güldüğünü duydum. “Yaşamıyor muyum sence? Senin için hâlâ bir bozuk yapay zekâ mıyım?” Gülümseyerek reddettim. “Bende acı çekiyorum. Bende artık katlanamıyorum. Zorlanıyorum.”

“Bak itiraf ettin. Acı çekiyorsun.”

“Hiçbir zaman reddetmedim. İnsanın doğası bu.” Başımı salladım. “Seni hiç tanıyamayacağım değil mi?” Onu daha önce hiç kimseyi merak etmediğim kadar merak ediyordum. Ne Rowen’ı, ne Lucan’ı bu kadar tanımak istiyordum. Ceb’i merak ediyordum. Gerçek sesini, yüzünü, boyunu… İç çekti. Bir sigara daha yaktı, Ceb herkese göre daha çok içiyordu. “Bunun için yaşar mısın?” Kameraya yaklaştı, yüzü parazitleşirken sesi daha net geldi. “Benim için yaşar mısın Alder?” Yutkundum. “Ölmek kolay ama ya yaşamak?” Arkasına geri yaslandı ve sigarasını usulca içmeye devam etti. “Senin için yaşamamı istiyor musun?”

“Benim için yaşamanı istiyorum. Sadece benim için. Çünkü sen, bana. aitsin. Bir başkası için yaşayamazsın.” Tüylerim ürperdi, derim kabardı. Kollarımı endişeyle kaşıdım. Kesikler tamamen iyileşmişti. Yok olmamışlardı. Orada benimle kalacaklardı. Sonsuza kadar.

Böyle bir hayatta birisi için yaşayabilir miyim? Buna daha ne kadar katlanabilirim? Bu işkenceye, bu yüke, bu saçma sapan halüsinasyonlara! Lanete! Neden diye soramıyorum bile. Nedeni belli, bu benim cezam. Yaptıklarımın bedeli. Hakkım yok sormaya.




user

Ceb'in sigara bağımlılığı benimki ile yarışıyor.

user

Yanlışlıkla kendimi de attım 🤪 ĞAMİCMWİCÖQÜCKWİC

🔒 Erişim Gerekli

Bu içerik yalnızca 18 yaş ve üzeri kullanıcılar tarafından görüntülenebilir.
Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.