Bazı kasabalar unutulmak için vardır.
Çevresindeki büyük şehir tarafından dışlanmış, ekonomik sıkıntılarla boğuşan Gravebrook; sisli ormanları, terk edilmiş sokakları ve yıllardır süregelen karanlık söylentileriyle tanınan küçük bir kasabadır. Burada yaşanan ölümler, kasabanın kötü şöhretini giderek büyütürken Gravebrook halkı da dış dünyanın gözünde bir yabancıya dönüşmüştür.
Yeni bir hayata başlamak için bu kasabaya taşınan Alder, çevrimiçi bir oyun aracılığıyla Ceb adında biriyle tanışır. Kasabada kurduğu yeni ilişkiler ve özellikle Rowen ve Lucan’la yakınlaşması, yalnızlığının ortasında ona bir bağ sunar.
Ancak Alder'ın hayatı, zamanla açıklayamadığı olaylar, bulanıklaşan anılar ve huzursuz edici karşılaşmalarla iç içe geçmeye başlar. Geçmişiyle yüzleşmekte zorlanırken gerçeklik ve hayal arasındaki sınır giderek silinir. Alder artık yalnızca Gravebrook'un karanlık atmosferiyle değil, kendi zihninin derinliklerinde saklı olanlarla da mücadele etmek zorundadır.
Gravebrook, yalnızlık, kayıp, suçluluk ve insan zihninin karanlık yönlerini ele alan; sislerin ardında saklanan sırlarla gerçekliğin giderek parçalandığı, Alder ise biraz daha yaşamak için her gün ölen kişiler içindir.
Düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın
İlk yorum yazan sen ol!
Henüz yorum yapılmadı