insider crow

Paylaş, Sohbet Et, Eğlen!

Chat Space ile topluluğa katıl, eğlenceye ortak ol, yeni bağlantılar kur!

Babam bugün yine içmişti ve çok sarhoştu. Annem onunla uğraşıp duruyordu. Bugün ki yaşadıklarımdan sonra hiçbir şeye tahammülüm yoktu. Olanlardan sonra o çocuk bir daha bana bir şey yapmadı, sadece laf edip durdu. Yine de bu dışlanmışlığa nasıl alışacağımı bilmiyorum. Sokaktaki insanlar bana dönüp bakıyor, beni aşırı derecede rahatsız ediyor ve artık burada kalıp kalmamaktan emin değilim. Bu kasaba gerçekten lanetli, insanı öldürür.

Velra odamda yatarken annem bana seslendi. Yanına gittim, babam yere düşmüştü ve annem onu kaldıramıyordu. Söylenerek onu tuttum. “Şu durumda bile içmeye devam ediyorsun. Paramız kalmayacak yakında, belki de alkole vereceğin parayı biriktirmen lazım.” Koltuğa geri oturttuğumda annem beni uyardı. “Ne? Doğruyu söylüyorum! Babamın keşliğinden bu kasabaya yerleşmek zorunda kaldık!”

“Alder… şımarma… en azından… oturacak bir evimiz var… Azıcık… şükretmeyi öğren.” Babam alkol kokulu ağzıyla konuştuğunda suratımı ekşittim. Dediği şeyler kanıma dokundu. “Sikeyim, senin bu keşliğinden dolayı dışarıda nasıl bir muamele gördüğümden haberin var mı?! Sende buna uyuyorsun anne! Son paralarını da verde sokaklara falan düşelim!” Öfkeyle soluklanarak yanlarından ayrıldım. Elimi yüzümü yıkamak için lavaboya girdiğimde aynada kendime baktım. Gözümün altı çoktan morarmaya başlamıştı.

Tekrardan öfkelenip yüzümü yıkadım ve banyodan çıkıp odama gittim. Masaya oturduğumda bilgisayarı açtım. Velra yanıma gelip çenesini bacağıma yasladı. Onun kafasını okşadım. Tam o sırada telefonum titredi, bilgisayara bir bildirim düştü. Aynı sırada kilisenin çanları çaldı. Telefonda bir şey yoktu. Bilgisayara baktım. Uygulama adı yoktu, sadece ekranıma açılan bir sayfaydı.

Gönderen: Bilinmiyor
Mesaj: “Bunu dene.” (link)

Virüs olduğu apaçık belliydi. Linke tıklayacak kadar aptal değildim. Sayfanın altından bir sayfa daha açıldı. Ürkütücüydü, bilgisiyarım mı hacklendi? Tüylerim diken diken oluyordu.

0xR3W1207:
virüs değil, bana katıl.

Bilgisayarı hızla kapattım. Kalbim deli gibi çarpmaya başladı. “Hah… n’oluyor lan?..” Yutkundum. Telefonum birden fazla titremeye başladı, kapatamıyordum bile. Ekranı açtığımda bile bir bildirim yoktu! Tekrardan bilgisayarı açtım. Linkten sayılarca düşmüştü ekranıma. “Tamam, madem bu kadar ısrarcısın.” Linkte yavaşça tıkladım ve anında bir oyunun giriş ekranı oluştu.

dA4wn.p1_T kamerana erişmek istiyor
İzin ver Reddet

Onayladığımda kameram açıldı ve bir anda bana benzeyen bir karakter yaratmaya başladı. Yüz hatlarımı ve vücudumu kopyaladığında kendime birkaç kıyafet seçerek oyuna girdim.

Kullanıcı ismi
A//d3rW99
Şifre
******************

Oyuna hoş geldin A//d3rW99 ! Eğlenmene bak ve birkaç arkadaş edin ! Edindiğin arkadaşlarınla görüntülü bile konuşabilirsin !

İşte senin için bir oda
Bahçe

Odaya girerek karakterimi içeride gezdirmeye başladım. Sisli bir bahçeydi, oyun piksel pikseldi. Ağaçlar rüzgârdan savruluyordu ve hışırtı sesleri yankılanıyordu. Etrafta bir sürü insan vardı hepsinin farklı farklı avatarları vardı. Onlarda benim gibi kamera erişimi sayesinde gerçek hayattaki hallerini kopyalamış olmalılardı.

0xR3W1207
Adlı oyuncu sana bir arkadaşlık isteği yolladı !
Kabul et         Reddet

Linki atan kişi bana istek atmıştı. Odada yoktu nerede olduğunu göremiyordum. İstek bir anda çıkagelmişti.

0xR3W1207
ile artık arkadaşınız ! Keyifinize bakın !

A//d3rW99 (özel):
Hey, nerdesin?

Cevap alamadım. Bahçeye bakarken aniden karşıma spamlanması beni yerimden hoplatmıştı. Zaten atmosfer çok gericiydi. Hem oyun çok ürkütücüydü, hem de oda karanlıktı. Oyuna çok dalmıştım.

0xR3W1207
odaya katıldı ! 

A//d3rW99 (sohbet):
Hey?

A//d3rW99 (sohbet):
Heeeyyy!!!

Karakteri biraz ürkütücüydü. Aslına bakarsanız bir karakteri bile yoktu. Simsiyah bir bedendi. Oyunu birinci şahış gözünden görüyordunuz.

0xR3W1207 (sohbette):
selam

A//d3rW99 (sohbette):
Tanrıya şükürler olsun sonunda

A//d3rW99 (sohbette):
Tekrardan bir jumpscare atacaksın sandım

0xR3W1207 (sohbette):
seni korkutmak istememiştim

A//d3rW99 (sohbette):
Sorun değil

A//d3rW99 (sohbette):
Beni oyuna sen çağırdın. Kimsin sen? Hacker falan mı? Nasıl buldun beni?

Karakteri sadece nefes alıp veriyordu. Hareket etmiyordu. Bana cevap da vermemişti. Lanet olsun bu adam benim gerçekten tüylerimi diken diken ediyordu. Hem üstelik, oyun girişinde kamera seni algılayıp karakterini yaratıyor, bu oyuncunun karakteri tamamen siyahtı.

A//d3rW99 (sohbette):
Konuşsana, çok sinir bozucusun.

0xR3W1207 (sohbette):
bu

0xR3W1207 (sohbette):
oyun

0xR3W1207 (sohbette):
böyledir.

A//d3rW99 (sohbette):
Nasıl? Ne diyorsun amk?

0xR3W1207
seninle bir görüntülü konuşma yapmak istiyor !
Aramayı başlat Reddet

Sırıttım. Çok aptaldı. Neden tanımadığım birisinin aramasını açayım ki? Manyak, hemde hiçbir şey demeden arıyordu. Deli herif, sapık.

0xR3W1207 (sohbette):
aramayı aç.

0xR3W1207 (sohbette):
sana zarar vermeyeceğim.

0xR3W1207 (sohbette):
güvenebileceğin tek kişiyim.

Yutkundum. İstemsiz bir şekile faremi aramayı başlatmaya götürdüm. Tıkladığımda siyah bir ekran açıldı.

0xR3W1207
kamerasını paylaşıyor !

A//d3rW99
kamerasını paylaşıyor !

Görüntülü arama, 0xR3W1207 tarafından özel olarak ayarlandı.

Sadece nefes alışveriş sesi. Bir gölge vardı ama net görünmüyordu. Masamdaki lambayı açtığımda yüzüm ifşa oldu. Yanlış bir fikirdi belki de ama benim ekranım aydınlanırsa, onunda ekranı aydınlanacaktı. Ancak düşündüğüm gibi olmadı. Karanlık bir surat. Parlak taşlarla üzerinde anlamsız bir şekil olan kapüşonlu ve iki el. “Tamam. Bu gittikçe ürkütücü bir hâle geliyor, lütfen şunu keser misin?” Sessiz kaldı. Ekrana yaklaşıp belki onu biraz görebilirim diye gözlerimi kıstım. Sadece bir gölge. “Konuş bari, gerçekten bilgisayarı kırabilecek ödleklikteyim.”

“Ne konuşmamı istersin?” Sesi uzaktan ama bir o kadar yakından geliyordu. Derin ve anlamsızdı, sakindi, insana huzur veriyordu. “Ekrana yaklaş.” Yaklaştı ama beklediğim bir şey görmedim. Çünkü yüzü parazitleniyordu. Hiçbir şey anlaşılmıyordu. “Siktir, çok korkutucusun!” Sırıttığını duydum. “Seni korkutmak istemezdim.” Arkasına geri yaslandığında tekrardan bir karanlık gölge hâline geldi. “Nasıl yapıyorsun bunu?”

“Bozuğum.” Kaşlarımı çatarak arkama yaslandım. “Ne? Bir yapay zeka robotu musun?” Kendi kendime güldüğümde o gülmedi. Hemen ciddileştim. “Bende senin gibi insanım. Ama zamanla benim gibi bozulacaksın.” Güldüm. “Benim gibi parazitleşeceksin. Bu oyun böyledir.”

“Tamam, sloganını beğendim ama şifreli konuşmandan hiçbir şey anlamıyorum.”

“Bu oyun sadece yalnız insanlar içindir.” Elini kaldırdı ve görünmeyen şakağını gösterdi. “Morarmış. Sana zarar veriyorlar.” Unutmuştum bile. Mahçup olarak başımı çevirdim. “Başını çevirme, sana daha çok zarar verecekler. Seni kimse koruyamaz.” Ona tekrar baktım. “Ben sana zarar vermeyeceğim, bu oyun sana zarar vermez.”

“Bak… ben yalnız falan değilim. Kimse de bana zarar vermiyor.” Güldüğünü duydum. Kaşlarımı çattım. “Yalan söylüyorsun.” Ona katılarak bende güldüm. Gerildim çünkü söylediğinde haklıydı, yalan söylüyordum. Buraya geldiğimden beri ne kadar Lucan ile yakınlaşmış olsak bile -Rowen ile düşündüğüm kadar yakın değiliz- hâlâ kendimi yalnız hissediyordum. “Nerden çıkarıyorsun? Yalan falan söylemiyorum.”

“Dudağını ısırıyorsun.” O söyleyene kadar bunu fark etmemiştim. “Bunu söylerken bile dudaklarını ısırıyordun, insanlardan ne kadar soyutlanmış olsam bile onları iyi tanırım Alder.” İsmimi söylemesi tüylerimi diken diken etti. “N—nerden… nerden biliyorsun adımı?”

“Seni senden iyi tanıyorum, ondan.”

“Siktir, çok rahatsız edicisin. Kimsin lan sen?” Ekrana yaklaştı, parazitler anında yüzünü kapladı. “Kim olmamı istersen.” Kalbim korkudan deli gibi çarpmaya başladı. Başımdan soğuk sular boşaldı. Dizlerimi çoktan sallamaya başlamıştım. “Seni korkutmak istemiyorum, benden korkmanı istemiyorum. Sana zarar vermem, asla.” Arkasına tekrardan yaslandı ve karanlığa gömüldü. “Kimsin sen?”

“Bir melek, belki Cebrail.” Yutkundum, dudaklarım kurumuştu korkudan. “Onun kadar iyi misin? Benim gözümde şu an tamamen düşmüş meleksin.” Parmaklarını masaya vurmaya başladı, başını hafifçe eğdi. “Luka 1:30” Aynı anda söze girdik. “Korkma Meryem.” Mırıltıyla onayladı.

“Daniel 8:17. Cebrail durduğum yere yaklaşınca korkudan yere yığıldım. Bana, ‘Ey insanoğlu!’dedi, ‘Bu görümün sonla ilgili olduğunu anla.’ Cebrail’in burada kastettiği son, bir dönemin bitişi. Senin için de öyle. Yenisi başlayacak. Daniel onu gördüğünde korkuyor—“

“Çünkü bir doğaüstü varlık olduğu için korkuyor, benim gibi ürkütücü bir insan gördüğü için korkmuyor.” Kıkırdadı. “Ne fark eder? İkiniz de korkmuşsunuz. Cebrail dünyayı bitireceğini söylemedi. Ben de öyle.” Ben mi çok aptaldım yoksa o mu fazla güven veriyordu bilemiyorum. Adını geçtim, adamın yüzünü dahi bilmiyorum.

Annem odaya aniden girdiğinde yerimden sıçradım. “Siktir!” Aramayı anında kapattığımda soluklandım. “Anne ya… ödümü kopardın…”

0xR3W1207 (özel):
kabaydı.

“İyi misin diye merak ettim oğlum.” Yanıma geldi ve elini yanağıma koydu. “Bunu kim yaptı?” Yüzümü hafifçe çektim. “Boşver, önemli değil.” Annemin bunu görmesini istemiyordum, her ne kadar duygularından bahsetmeyen bir kadın olsa bile her şeye çok üzülüyordu. “Bak… az önce içeride söylediğim şeyler için üzgünüm.” Gülümsedi. “Sorun değil, haklısın.” Saçlarımı karıştırdı. “Çok geç yatma, tamam mı? Velra, gel kızım hadi.”

0xR3W1207
Çevrimdışı !

0xR3W1207
Çevrimiçi !

Velra, annemle birlikte odadan çıktı.

0xR3W1207
seninle bir görüntülü konuşma yapmak istiyor !
Aramayı başlat Reddet

Aramayı onayladım ve tekrardan aynı ekran açıldı. Bir sigara yakmıştı, yanan ucunu görebiliyordum. “Bu oyundan kimseye bahsetmemelisin. İstemeyeceğin şeyler olur. Aramızda.” Kaşlarımı çattım. “Ne gibi?” Sigarayı tutmayan eli hareketlendi, masadaki fareye gidip tuttu ve sürükledi.

0xR3W1207 (sohbette):
*video*

Tıkladığımda açılan ekranı seyrettim. “Gece uyuyamayacaksın, kapat, boşver.” Ona kulak asmadım. Atletli bir adam, korkulu terlerinden beyaz kumaş sararmış ve ıslanmış. İki adam onun ağzına uzun bir tüfek yerleştiriyor. Tetiğe bastıkları an, sıkıca gözlerimi kapatıp başımı çevirmiştim ama ekrana baktığımda duvarları beyninin ve kafatasının her bir parçasının yayılıp yapıştığını gördüm. Beyaz ve tek sandalyeli bir odada her yeri kan kaplıyor.

0xR3W1207 (sohbette):
*silinen bir mesaj*

Videoyu sildi ama çoktan seyrettim. Sinirim bozuldu, güldüm. Kan donduran bir videoydu. “Tamam bunu o karanlık sitelerden bulup bana gönderdin, öyle değil mi? Kimse, kimseyi bir oyun için öldürmez. Saçma!” Sigarasını söndürdü. “Bu oyunda herkes kendini öldürüyor, savaş odalarını görmedin mi?”

“Senin yüzünden oyunu keşfetme şansım olmadı ki.”

“Oyunu oynamak kendi rızan, sadece insanlarla sohbet de edebilirsin. Canınla kumar oynamak istiyor ve intihara meyilliysen bu odaya girersin. Oyunda kaybedersen tüm takıma ve teröriste ekranını açarsın, sonra tüm odanı kırmızıya boyarsın. Oyun kurucuları ve moderatörleri tüm her şeyi bilgisayarından siler.” Şaşkınlığımdan kala kaldım. Nasıl bir yerdi burası?.. “İyide… başkasına bahsettiğimi nerden bilecekler?”

Ekrana yaklaştı. Parazitler yine yerini buldu. “Oyun seni onlar gibi asla yalnız bırakmaz.” Geri çekildi. “Ya kalmak istemiyorsam?”

“Herkesin öyle bir seçeneği var ancak senin yok.” Yutkundum, geriye çekildim ve kaşlarımı çattım. “Sen artık bana aitsin.” Başımı iki yana salladım. “Korkuyorsun ama bu yanlış bir yerde olduğun anlamına gelmiyor. Sana asla kimse zarar veremez, düşmüş melek değilim; koruyucuyum.”

“Cebrail koruyucu değil, uyarıcı ve habercidir. Şimdi Mikail mi oldun?“ Güldü. “Kim olmamı istiyorsan, demiştim.” Sikeyim, bu herif her kimse yapmak istediği şeyi çok iyi beceriyordu! “Biliyorum, beni tanımak istediğini görüyorum. Benden ürktüğünün de farkındayım. Sadece güven. Pişman olmayacağına dair söz veriyorum.”

Bilgisayarı hızla kapattım. Telefonuma bir bildirim gelmedi. Beni bırakmıştı. Alnımı masaya yasladım ve hızlı hızlı nefes alıp vermeye başladım.




novebo yorum yok

İlk yorum yazan sen ol!


Henüz yorum yapılmadı

🔒 Erişim Gerekli

Bu içerik yalnızca 18 yaş ve üzeri kullanıcılar tarafından görüntülenebilir.
Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.