insider crow

Paylaş, Sohbet Et, Eğlen!

Chat Space ile topluluğa katıl, eğlenceye ortak ol, yeni bağlantılar kur!

Thalendir ve akademideki öğrencilerin büyük bir kısmının bilmediği bir gerçek vardı.

Karanlık Sanatlar Öğretmeni Marlon, Doğu Akademisi'ndeki öğretmenler arasında en düşük halkaya sahip kişiydi. Güç bakımından diğer öğretmenlerin gerisinde kalmasına rağmen onu gerçekten tehlikeli yapan şey mana miktarı değil, sahip olduğu sıra dışı zekâydı.

Çocukluğundan beri düşük büyü gücü yüzünden sürekli aşağılanmış, yaşıtlarının alay konusu olmuştu. Çoğu kişi onun hiçbir zaman başarılı bir büyücü olamayacağını söylemiş, üçüncü halkayı bile aşamayacağını düşünmüştü. Fakat Marlon pes etmek yerine yıllarını büyü teorilerini incelemeye adamış, insanların imkânsız dediği her sınırı tek tek aşmıştı..

Bunun en büyük sebebi ise doğuştan sahip olduğu renksiz manaydı.

Milyonda bir görülen bu mana türüne sahip kişiler, bedenlerinde bütün elementlere uyum sağlayabilecek eşsiz bir yetenekle doğuyordu. Ancak bu nimetin çok ağır bir bedeli vardı. Renksiz manaya sahip hiçbir büyücü normal şartlarda üçüncü halkanın ötesine geçemezdi. Bu, büyü dünyasında neredeyse değişmez bir kural olarak kabul ediliyordu.

Fakat Marlon o kuralı da yıkmıştı.

Yıllar süren araştırmalar, sayısız başarısız deneme ve bitmek bilmeyen çalışmaların sonunda kendi sınırlarını zorlayarak beşinci halkaya ulaşmayı başarmış, bununla da yetinmeyip rakiplerinin büyülerini analiz ederek temel prensiplerini çözebilen sıra dışı bir teknik geliştirmişti. Her büyüyü kusursuz biçimde kullanamıyor, ancak mantığını kavradığı tekniklerin eksik ve zayıf versiyonlarını kendi özel büyüsüyle yeniden oluşturabiliyordu.

“Gerçekten... bir öğretmene karşı şansın olduğunu mu sanıyordun?”

Thalendir cevap veremedi.

Aklı hâlâ tek bir soruya takılı kalmıştı.

Bir insan... nasıl elf büyüsü kullanabilirdi?

Karşısındaki adamın söyledikleri mantığına tamamen aykırıydı. Hayatı boyunca yalnızca elflerin kullanabileceğine inandığı bir tekniğin, eksik de olsa bir insan tarafından taklit edilebildiğini kendi gözleriyle görmüştü. Bu gerçek, gururunu kırmakla birlikte inançlarını da sarsmıştı.

Ancak yarışmanın en talihsiz öğrencisi Thalendir de değildi.

Ormanın çok daha derinlerinde, dev ağaçların gölgeleri arasında ilerleyen Kael aniden durdu.

Rudi ile Lina da onun duraksaması üzerine istemsizce etraflarına bakındılar.

“kıdemli Kael?”

"Neden durdunuz?"

Kael cevap vermedi.

Bakışları karşısındaki patikaya kilitlenmişti.

Ağaçların arasından uzun siyah cübbesiyle bir figür sessizce ortaya çıktı.

“...Ciddi olamazsın.”

“O... kadar öğretmenin içinden...”

Lina'nın sesi korkudan titriyordu.

“Müdür Felan…!”

Üçü de aynı anda karşılarında duran Okul müdürü Felan’a baktılar.

Altın madalyonun sahibi...

Ve yarışmanın kurallarını tek başına değiştirebilecek kadar güçlü olan Felan.

Kael'in yüzünde belli belirsiz bir tebessüm oluştu.

“O kadar Öğretmenin içinden karşıma Bayan Felan’ın çıktığına inanamıyorum...”

Kael'in arkasındaki iki birinci sınıf öğrencisi oldukları yerde donup kalmıştı. Birkaç saniye önce çevrede hiçbir öğretmen olmadığını söyleyen Kael'in karşısında şimdi akademinin en güçlü ismi duruyordu.

Rudi şaşkınlığını gizleyemedi.

“K-kıdemli Kael... Mana algılama alanınızda hiçbir öğretmen olmadığını söylemiştiniz.”

Kael bakışlarını Felan'ın üzerinden ayırmadan sessizce cevap verdi.

“Ben... Bayan Felan'ın ışınlanma büyüsünü kullanabileceğini tamamen unutmuşum...”

"Mana algılama alanım uzay zamanda kaybolan Felan'ı algılayamaz."

“Kimleri görüyorum böyle? Akademinin göz bebeği Kael... “

Kael'in zihni olabilecek bütün ihtimalleri aynı anda hesaplamaya başlamıştı. Felan'ı yenmeye çalışmanın hiçbir anlamı yoktu. Önceliği takım arkadaşlarının kaçmasını sağlamaktı.

“Rudi... Lina... İşaret verdiğim anda üçümüz de farklı yönlere koşacağız..”

İki öğrenci de tereddüt etmeden başlarını salladı.

“Bir...”

Felan onları izlemeye devam ediyordu.

“İki...”

Genç müdürün yüzündeki sakin ifade hâlâ bozulmamıştı.

“Üç... Şimdi!”

Üçü aynı anda farklı yönlere doğru fırladı.

Fakat daha birkaç adım bile atamadan ayaklarının altında mor renkli büyü çemberleri belirmişti.

Müdür Felan, elini yavaşça kaldırıp parmağını şıklattı

Sonraki saniye...

Üçü de yeniden Felan'ın tam karşısındaydı.

Rudi ile Lina birbirlerine şaşkınlıkla bakakaldılarr. Birkaç saniye önce onlarca metre uzaklaşmış olmaları gerekiyordu.

“B-biz...”

“Geri geldik?”

“Anlaşılan Bayan Felan, görüş alanındaki her şeyi ışınlayabiliyor... Ondan koşarak kaçamayız.”

Felan memnun olmuş gibi başını salladı.

“En azından hatanızı çabuk fark ettiniz.”

“Rudi... Lina... Tekrar!”

Üçü bir kez daha farklı yönlere doğru koşmaya başladı.

Felan bu kez iç çekti.

“Gerçekten mi Kael?”

“Senden çok daha zekice bir karar vermeni beklerdim.”

Cüppesinin kolları hafifçe dalgalanırken Felan sağ elini yavaşça kaldırdı. Parmaklarının ucunda toplanan mana, yeni bir ışınlanma büyüsünün oluştuğunu gösteriyordu.

Tam büyüsünü tamamlayacağı sırada Kael'in yön değiştirdiğini fark etti.

Kael bir anda kaçmayı bırakmıştı.

Bütün gücüyle doğrudan Felan'ın üzerine doğru koşuyordu.

“Demek dikkatimi dağıtıp öğrencilerin kaçmasını hedefliyor…”

Kael manasını kılıcında topladı.

Siyah alevler kılıcını tamamen sararken arkasında uğursuz bir ejder silueti yükselmeye başladı.

“Grosol'un Yankısı!”

Kükremeyi andıran uğultuyla birlikte siyah alevlerden oluşan dev ejder Felan'a doğru atıldı. Yaydığı korkunç sıcaklık çevredeki ağaçların yapraklarını bile karartırken saldırı saniyeler içinde müdürün bulunduğu noktaya ulaşmıştı.

“İlginç...”

Felan, parmaklarını hafifçe hareket ettirdi ve Rudi ile Lina'nın ayaklarının altındaki ışınlanma çemberleri anında kayboldu.

Felan, ışınlanma çemberini yalnızca yer değiştirmek için değil, Büyüyü geri yansıtıp yönünü değiştirmek için de kullanmıştı.

Siyah ejder bir anda kendi ekseni etrafında döndü.

“Ne...?!”

Kaçmaya fırsatı bile olmadan Kael'in kendi büyüsü bütün gücüyle üzerine doğru geliyordu.

Büyü Kael’e çarptığında ise Kulakları sağır eden bir patlama bütün ormanı titretti.

Siyah alevler onlarca metre boyunca çevreye yayılırken şok dalgası ağaçları köklerinden sökmüştü. Patlamanın etkisiyle Rudi ve Lina dengelerini kaybedip yere düştüler.

Toz bulutu yavaş yavaş dağılırken Lina korkuyla arkasını döndü.

“K-kıdemli Kael!”

Patlamanın merkezinde, parçalanmış toprağın üzerinde hareketsiz yatan Kael'i gördüğü anda genç kızın yüzü bembeyaz olmuştu. Rudi ise boğazı düğümlenmiş şekilde olduğu yerde hareketsiz duruyordu.

“İşte bu yüzden...”

“...bir büyücünün en büyük silahı sahip olduğu mana değil, onu nasıl kullandığıdır.”

“Daha öğrenecek çok şeyin var Kael…”

Grosol'un Yankısı, sekizinci halka bir büyücüyü bile geri püskürtebilecek kadar yıkıcı bir saldırıydı. Böylesine güçlü bir büyünün tüm etkisini doğrudan karşılamak, Kael'in şu anki durumu için imkânsıza yakındı. Saldırının kendisine geri döndüğünü fark ettiğinde, kimsenin göremeyeceği kadar kısa bir anda damarlarındaki iblis manasını gizlice harekete geçirdi. Avuçlarından yükselen siyah mana, bedenini saran ince bir karanlık bariyere dönüşürken Patlamanın yarattığı şok dalgası Kael'i metrelerce geriye savurdu, oluşturduğu bariyer büyük ölçüde parçalandı ancak karanlık manadan oluşmuş bariyer büyüsü ölümcül darbeyi emmeye yetmişti.

Neyse ki patlamanın oluşturduğu karmaşa sırasında Rudi ile Lina'nın dikkati tamamen çevreye dağılmıştı. Hiçbiri Kael'in kullandığı karanlık manayı fark etmemişti.

Toz bulutu henüz dağılmamışken Lina endişeyle bağırdı.

“Kıdemli Kael! İyi misiniz!!?”

Kael öksürerek ayağa kalktı. Sol kolundaki sargılar parçalanmıştı ancak yıldırım desenleri hâlâ görünmüyordu. Üzerindeki tozları silkelerken gözlerini bir an bile Felan'dan ayırmadı.

“Ben iyiyim…”

“Arkanıza bile bakmadan koşmaya devam edin. Rudi... Sana söylediğim şeyi unutma...”

Rudi, Kael'in neyi kastettiğini anlamıştı. Hiç tereddüt etmeden Lina'nın kolundan tuttu.

“Gidelim!”

İki birinci sınıf öğrencisi ormanın derinliklerine doğru koşmaya başlarken Felan onları yalnızca kısa bir an izledi. Ardından bakışlarını yeniden Kael'e çevirdi.

“Takım arkadaşlarını düşünmen güzel, Kael.”

“Ama yalnızca düşünmek onları korumaya yetmez.”

Müdür Felan Elini yavaşça kaldırdı. Parmaklarının etrafında mor renkli ışınlanma rünleri oluşmaya başlamıştı. Kael, müdürün büyüsünü tamamlamasına izin verirse Rudi ile Lina'nın birkaç saniye içinde yeniden buraya getirileceğini biliyordu.

“Buna izin veremem!”

Kael yerden aldığı güçle ileri atıldı ve Sağ elini Felan'a doğru uzatırken avucunun içindeki siyah mana hızla yoğunlaşmaya başladı.

“Boşluk Mermileri!”

Onlarca karanlık manadan oluşan mermi art arda Felan'a doğru fırladı.

“Sen hâlâ akıllanmadın mı?”

Ancak tam o anda Felan'ın bir şeylerin ters gittiğini fark etti.

Mermiler ışınlanma çemberine girmek üzereyken aniden yön değiştirmişti.

Hiçbiri doğruca üzerine doğru gelmiyordu.

Siyah mermiler geniş bir yay çizerek Felan'ın etrafına dağıldı ve aynı anda patladı.

Peş peşe yükselen patlamalar toprağı sarsarken çevreyi yoğun siyah bir duman kapladı. Görüş mesafesi birkaç metreye kadar düşmüştü.

Felan bulunduğu yerde kıpırdamadan etrafını dinledi.

“Demek amacın bana saldırmak değil...”

“Görüşümü kapatıp ışınlanma büyümü kullanmamı engellemeye çalışıyorsun. Akıllıca.”

Kael, Boşluk Mermileri'ni fırlattığı andan itibaren ikinci büyüsünü hazırlıyordu.

Dumanın ardında, gökyüzünün onlarca metre üzerinde beş büyü halkası sessizce dönmeye başlamıştı.

Beş halka aynı eksende hizalandığı anda bütün mana tek bir noktada birleşti.

Felan bunu fark ettiğinde artık çok geçti.

Başını kaldırdı.

Gökyüzünün tam üzerinde kızıl alevlerden oluşan devasa bir büyü çemberi açılmıştı.

Kael'in sesi dumanın içinden yankılandı.

“Beşinci Halka Askerî Büyü... Gök Kırmızı!”

Bir sonraki anda gökyüzünden aşağıya güneş kadar parlak, devasa bir alev sütunu indi.

Patlamanın oluşturduğu şok dalgası kilometrelerce uzağa yayıldı. Çevredeki yüzlerce ağacın dalları aynı anda parçalanırken göğe yükselen kızıl alevler ise ormanın her köşesinden görülebiliyordu.

Yarış alanının farklı noktalarında bulunan öğretmenler de bu korkunç patlamayı aynı anda hissetmişlerdi.




novebo yorum yok

İlk yorum yazan sen ol!


Henüz yorum yapılmadı