Kael, Pyros'un ona gösterdiği "Ateş Mermisi" tekniği üzerinde aralıksız çalışıyordu. Bir gün antrenman sırasında aklına çılgınca bir fikir geldi: Neden bütün mermileri tek bir noktada toplamıyordu? O an toplamda 4 adet mermi oluşturabiliyordu. Mermileri havada dairesel bir formda dizdi, ardından hepsini tek bir noktaya odaklayarak sıkıştırmaya başladı. Manasını mermiye aktardıkça ateşin rengi yoğunlaşıyor, avucunun içindeki enerji artık tutulamayacak raddeye geliyordu. Kael, titreyen elindeki bu yoğunlaşmış yıkımı büyük bir hırsla mitril kuklaya fırlattı.
Mermi elinden çıktığı an, ses duvarını aşan sağır edici bir patlama yaratarak fırladı. Mitril kuklaya çarptığı saniyede ise tüm eğitim sahasını sarsan devasa bir patlama meydana geldi. Patlama sesini duyan Varkas, telaşla sahaya koştu.
— "Kael! Her şey yolunda mı? Dumandan seni göremiyorum!" diye bağırdı Varkas endişeyle.
Kael, toz bulutunun içinden öksürerek cevap verdi: — "Ah, özür dilerim Varkas! Yeni bir büyü tekniği üzerine çalışıyordum, gerçekten çok özür dilerim."
Dumanlar dağıldığında Varkas'ın ağzı açık kaldı. Mitril kukla paramparça olmuş, kuklanın arkasındaki taş duvar yapısı ise tamamen yıkılmıştı. 14 yaşındaki bir çocuğun bu denli yıkıcı bir büyü yapabilmesi karşısında donup kalmıştı. — "Ah, sorun değil Kael... Ama lütfen daha dikkatli ol. Büyü çalışırken kendine ve etrafına zarar verme," dedi Varkas, şaşkınlığını gizlemeye çalışarak.
Kael, "Tabii, tekrardan kusura bakma," dese de büyüyü çok fazla sıkıştırdığı için avucunun içinde simsiyah bir "büyü yanığı" oluşmuştu. Ancak o bunu umursamadı. Takip eden haftalar boyunca mermilerin sayısını artırmak ve kontrolünü mükemmelleştirmek için çalışmaya devam etti.
Haftalar sonra Kael artık mermileri adeta birer kukla gibi oynatabiliyordu. Pyros, onun için havada hareket eden ateş hedefleri oluşturdu. Kael, saniyeler içinde Pyros'un tüm hedeflerini kusursuz bir isabetle vurdu.
Pyros şaşkınlıkla ıslık çaldı: — "Vay be! Bu kadar kısa sürede 6 mermi üretmeni beklemiyordum. Üstelik kontrolün de kusursuz. Gerçekten iyi kavramışsın."
Kael mütevazı bir şekilde gülümsedi: — "Hepsi sizin öğretileriniz sayesinde Usta Pyros."
— "Ha ha, tabi iyi bir öğretmenin olmadan işin zor ama senin yeteneğini de yabana atmamak lazım. Şu anki mana kapasitene bakarsak 4. halkaya ulaşman an meselesi. Eğer akademiye 4 halka ile gidersen, seni direkt 'Dahi Sınıfı'na alırlar."
Kael merakla sordu: — "Usta Pyros, akademi tam olarak nasıl bir yer?"
— "Doğu Krallığı Akademisi büyünün kalbidir Kael. Bütün büyük araştırmacılar ve usta büyücüler oradan mezun oldu. Orada sınıfsal ayrımlar yoktur; soylu da olsan halktan da gelsen tek belirleyici faktör güçtür. Tabii bazı soylu ailelerin şımarık çocukları illa ki sıkıntı çıkarabiliyor. Oraya gittiğinde onlarla arana mesafe koy, tartışmaya bile girme."
Pyros anlatmaya devam etti: — "Akademi toplam 3 yıldır. Her yıl sınıf atlama sınavı olur. Bir de giriş sınavı var tabii; hem yazılı hem fiziki. Sen yetenekli bir çocuksun, zorlanacağını sanmıyorum. Hatta senin gücündeki biri fiziki sınavda kendini biraz dizginlese fena olmaz, çünkü oradaki 1. sınıfların çoğu daha 3. halka bile değil."
Ardından sesini alçaltarak ekledi: — "Ve evet... Karanlık büyünü burada olduğu gibi orada da sakla. Bir kez belli edersen öğrenciler arasında yayılır, oradan krallığa kadar gider."
Kael ciddiyetle onayladı: — "E-evet usta, yüzüğü kesinlikle çıkarmayacağım."
Pyros, aslında yapmaması gerektiğini bilse de içindeki o büyük araştırmacı merakına yenik düşerek sordu: — "Peki... Şu büyüne bir bakalım mı?"
Kael şaşırdı: — "Ateş büyüme mi usta? Zaten biliyorsunuz."
— "Hayır, karanlık büyün... Ne kadarını kontrol edebilirsin merak ediyorum."
Kael'in yüzündeki ifade bir anda değişti, endişeyle geriye çekildi: — "Usta emin misiniz? Kontrolden çıkmasından korkuyorum. Size zarar vermek istemem."
Pyros kahkaha attı: — "Ha ha! Delikanlı, benim için endişelenmen ne kadar tatlı. Ben 6. halka bir büyücüyüm, kendimi koruyabilirim."
Kael'in aklına ilk geldiğindeki o test küresi sahnesi ve kürenin nasıl çatladığı geldi. İç çekerek, "Peki..." dedi.
Pyros, "Şimdi üzerine sınırlayıcı bir efsun yapacağım ki bedenin yıpranmasın. Eğer bilincin gidiyor gibi olursa büyüyü mühürleyip yüzüğü geri takarız," diyerek hazırlığını yaptı.
Kael derin bir nefes aldı ve yüzüğü parmağından çıkardı. O an, malikanenin bahçesinde kuş sesleri kesildi, ortalık buz gibi bir sessizliğe büründü. Kael'in içinde aylardır baskılanan karanlık mana, o mühür kalkar kalkmaz devasa bir şok dalgası gibi etrafa yayıldı. Pyros, Kael'den yayılan o yoğun ve uğursuz mana karşısında dengesini korumak için ayaklarını yere sağlam bastı.
— "Tamam... Durumlar ne alemde?" diye sordu Pyros, sesindeki o eski rahatlık kaybolmaya başlamıştı.
Kael, ellerine bakarak titreyen bir sesle, "Evet... iyi gibiyim," dedi. Vücudundan duman gibi yayılan kara manayı görünce panik yapmamaya çalıştı.
Pyros, "Şimdi şu mermileri tekrar bir deneyelim," dedi.
Kael elini mitril kuklaya doğru uzattı. Ancak karanlık manayı elinde toplamaya çalıştığı o saniye, bilinci kararmaya, dünyası dönmeye başladı. Pyros, Kael'in elinde kontrolsüzce büyüyen, ışığı bile yutan karanlık kütleyi fark ettiği anda hemen mühür büyüsünü aktif etti. Ancak Kael'in vücudundaki o parlak mühür sembolleri, karanlık mananın basıncıyla cam kırıkları gibi parçalandı.
Pyros'un gözleri dehşetle açıldı: — "Ne? Nasıl?!"
Kael, Pyros'un sesini uzaktan geliyormuş gibi duyuyordu ama artık bedenine hükmedemiyordu. Elindeki karanlık büyü zıvanadan çıkmıştı; avucunda öyle bir yıkım kütlesi birikmişti ki, eğer o kütle elinden fırlarsa değil sadece mitril kuklayı, malikanenin koca bir bölümünü haritadan sileceğini tüm benliğinde hissediyordu. Pyros, o an hayatının hatasını yaptığını anladı. Kendi iç sesiyle bir savaş veriyordu: "Ben ne halt ettim... Karşımdaki bir çocuk değil, kadim bir felaketin uyanışı. 6. halka olmam neyi değiştirir? Bu yoğunluk, bu saf nefret... Benim mühürlerimi kağıt gibi yırtıp attı. Eğer bu kütle buradan çıkarsa,köşk yerle bir olacak Onu durdurmam lazım ama mana damarlarım bu ağırlık karşısında felç olmuş durumda!"


İlk yorum yazan sen ol!
Henüz yorum yapılmadı