insider crow

Paylaş, Sohbet Et, Eğlen!

Chat Space ile topluluğa katıl, eğlenceye ortak ol, yeni bağlantılar kur!

Sıradaki maç Kuzey Krallığı’nın ağır zırhlı şövalyesi Kayren ve Doğu’nun kibirli dahisi Thalendir arasındaydı. Kayren, devasa bir kalkan ve ağır bir gürz taşıyordu; her adımı resmen arenayı titretiyordu.

"Doğu’nun narin büyücüsü, o süslü pelerinin yere düşmeden pes etsen iyi olur."

Thalendir, asil bir tavırla asasını eline aldı.

"Kuzey’in paslı tenekeleri her zaman çok ses çıkarır,"

Hakem düelloyu başlattığı gibi Kayren ileri atıldı, gürzünü Thalendir’in başına doğru savurdu Ancak Thalendir, sadece bir yana adım atarak bu ağır saldırıdan kaçtı. Kayren’in vuruşu zemini parçalarken, Thalendir havada asılı kalmış gibi görünüyordu.

"Sıra bende," dedi Thalendir, asasını havada geniş bir yay çizerek savurdu.

"Rüzgardan hançer!"

Gözle görülmeyen ama havayı yırtan onca rüzgar bıçağı Kayren’in üzerine boşaldı. Şövalye kalkanını kaldırdı ancak rüzgar bıçakları kalkanın etrafından dolanarak zırhın eklem yerlerine ve miğferin aralıklarına çarpmaya başladı.

Kayren, öfkeyle son bir hamle yapmak için gürzünü iki eliyle kavradı ve Thalendir’e doğru koştu. Tam o anda Thalendir asasını doğrudan şövalyeye doğru uzattı, gözleri saf bir rüzgar enerjisiyle parlıyordu.

"Yüce Rüzgar: Vakum Hapishanesi!"

Kayren’in etrafındaki hava bir anda çekildi. Şövalye nefessiz kalarak duraksadı, zırhının içindeki basınç değişmişti. Thalendir asasını sertçe yukarı kaldırdı:

"Patlayan fırtına!"

Kayren’in ayaklarının altından patlayan devasa bir rüzgar büyüsü, ağır şövalyeyi zırhıyla birlikte sanki bir kağıt parçasıymış gibi havaya fırlattı. Kayren metrelerce havaya yükselip, arenanın dışındaki tozlu zemine büyük bir gürültüyle çakıldı.

Thalendir, asasının ucundaki tozları hafifçe üfledi ve yere düşen rakibine bakmaya tenezzül bile etmeden arkasını döndü.

"Kaba güç, büyünün karşısında her zaman diz çöker."

Hakem, şaşkınlıkla dışarı fırlayan şövalyeye baktı ve elini havaya kaldırdı:

"Kazanan: Doğu Akademisi'nden Thalendir!"

Sıra Rota’ya geldiğinde, karşısında Batı’nın yetenekli su büyücüsü Anna vardı. Anna, asasını salladığı an havada devasa su kütleleri belirdi.

"Hazır ol " dedi Anna. "Buradan sırılsıklam ayrılacaksın!"

Anna asasını savurduğu an, onlarca su oku aynı anda Rota’ya doğru fırladı. Ancak Rota ne kaçtı ne de bir kalkan açtı. Sadece gözlerini kapattı

"Yıldız Takvimi: Anlık Görüş."

Rota’nın etrafında soluk, altın rengi yıldız tozları uçuşmaya başladı. Su okları ona ulaşmadan bir saniye önce, Rota başını milimetrik bir farkla yana eğdi, ardından bir adım geri attı ve sanki bir dansçıymış gibi kendi etrafında döndü. Onlarca su oku, ona tek bir damla bile değmeden yanından geçip gitti.

Anna şaşkınlıkla gözlerini açtı.

"N-nasıl? Tesadüf olmalı!"

Anna bu sefer çok daha büyük bir saldırı hazırladı; arenayı boydan boya kaplayan devasa bir su dalgası Rota’nın üzerine çökmek üzereydi. Rota ise sadece gülümsedi. Dalga tam üzerine kapandığı anda, Rota çoktan dalganın zayıf noktasından sıyrılıp Anna’nın hemen yanına kadar gelmişti bile. Anna’nın tüm saldırıları sanki boşluğa atılıyordu; Rota rakibinin her hamlesini o yapmadan önce biliyordu.

Kral Arkonis Thal yerinden doğruldu. Gözlerini Rota’nın etrafındaki o altın parıltılara dikmişti.

"Luminos..." dedi Kral, sesi şaşkınlık ve merak doluydu.

"Rota mıydı ismi bu gencin? Kullandığı şey bir Yıldız Büyüsü."

Luminos, parmaklarını çenesine götürdü. "Evet majesteleri. Saf ışığı zamanın ve mekanın ötesine taşıyabilen nadir bir yetenek. Geleceğin kısa parçalarını görebiliyor."

Kral, Rota’yı izlerken dudaklarında stratejik bir gülümseme belirdi.

"İnanılmaz. Krallığımızda yıldız büyücüsü yok denecek kadar az. Turnuva sonrası bu gence Merkez Krallığı adına bir teklif gönderelim. Böyle bir yeteneğin sadece Doğu’nun elinde kalmasına izin veremeyiz."

Aşağıda Anna, manası tükenmiş bir halde nefes nefese kalmıştı. Rota’ya bir kez bile dokunamamıştı. Rota, elini Anna’nın omzuna koydu ve etrafındaki yıldız tozları yavaşça sönerken konuştu:

"Bir sonraki hamlen asanı yere bırakmak olacaktı, haklı mıyım?"

Anna, Rota’nın gözlerindeki o derin ışığı görünce yenilgiyi kabul etti ve asasını yavaşça yere bıraktı. Hakem, şaşkın bir halde sonucu duyurdu:

"Kazanan: Doğu Akademisi'nden Rota!"

Rota sırıtan yüzüyle Kael’in yanına dönerken, bizzat Kral’ın göz hapsine girdiğinin henüz farkında değildi

"Yine mi geleceği gördün dostum?"

"Sadece kazanacağımızı gördüm Kael, gerisi teferruat."

Günün son ve en garip maçı Lyra ile Güney’den gelen gizemli Rumas arasındaydı. Rumas’ın yüzü cübbesinin derinliklerinde kaybolmuştu. Savaş başladığında Lyra asasını kaldırdı ama bir anda kaskatı kesildi.

“B-bu da ne böyle? Hareket edemiyorum...”

Rumas, tek bir kelime etmeden elini kaldırdı. Avucunda toplanan yoğun bir ateş büyüsünü Lyra’ya doğru fırlattı

Büyü Lyra’nın tam göğsünde patladı. Genç kız, acı bir çığlıkla sahanın dışına, doğru uçtu. Hakem hemen maçı bitirdi.

Kael ve Rota hemen aşağı atlayıp yaralanan arkadaşlarına koştular.

"Kael, Lyra neden hareket etmedi? Olduğu yerde durdu resmen, büyü bile yapmadı!"

Kael’in gözleri, sahadan ayrılan Rumas’ın üzerindeydi.

"Dikkatli izle Rota... Rakibinde bir anormallik var”

İlk tur böylece tamamlanmış oldu. Ancak kimsenin fark etmediği bir şey vardı; sahanın en karanlık köşesinde, yüzünde maske olan bir adam turnuvayı başından sonuna kadar izliyordu. Kael’in hızını gördüğünde parmaklarını koltuğun kenarına geçirmiş, Rumas’ın maçında ise hafifçe kafasını sallamıştı. Turnuva biter bitmez, sanki bir gölgeymiş gibi kalabalığın arasından kayboldu.

Akşam revirde, Lyra yatağında halsizce oturuyordu. Kael ve Rota içeri girdiğinde Lyra başını öne eğdi.

"Lyra, iyi misin?" diye sordu Kael, sesi endişeliydi.

"İyiyim Kael... Biraz sarsıldım sadece. İlk turdan elenmeyi beklemiyordum, özür dilerim."

"Lyra, orada neden hareket etmedin hiç? Rumas denen o herif Bir şey mi yaptı sana?"

"Ben... bilmiyorum Rota. Rakibimin yüzüne, gözlerine baktığımda bedenim bir anda kaskatı kesilmiş gibi oldu."

Rota şaşkınlıkla Kael’e baktı.

"Nasıl yani? Hile yapmış olabilir mi?"

Kael, Lyra’nın solgun yüzüne bakıp Rota’yı kolundan tuttu.

"Rota, Lyra’yı daha fazla yormayalım. Bırak dinlensin."

Yeni günün şafağı söktüğünde, Merkez Krallık Arenası dünden daha büyük bir gürültüyle çalkalanıyordu. Çeyrek finaller başlamıştı

Arenanın en karanlık, köşesinde maskeli adam yine oradaydı. Kimse varlığını fark etmiyor, sanki ortamın bir parçasıymış gibi duruyordu.

Hakemin işaretiyle arenanın ortasına Revia ve Kuzey’in şövalyesi Gil çıktı. Gil, devasa kalkanını yere vurduğunda gürültülü tok bir ses çıkardı

"Revia... Senin ne kadar güçlü olduğunu biliyorum"

Revia asasını hafifçe öne doğru eğdi, mavi gözlerinde hiçbir duygu yoktu

Gil, hızla ileri atıldı, kalkanının etrafında sarı bir mana katmanı oluştu. Bu, fiziksel saldırıları ve büyüleri emen özel bir teknikti. Gil, Revia’ya doğru yaklaşırken zemin adeta titriyordu.

Revia asasını havada zarifçe salladı:

"Buzdan Hapishane: Kristal Sütunlar."

Gil’in her adım attığı noktada yerden devasa buz sütunları fırladı. Gil, kalkanıyla bu sütunları parçalayarak ilerlemeye çalıştı ama buz o kadar sert ve soğuktu ki, kalkanına çarpan her parça Gil’in hızını biraz daha kesiyordu.

Gil, mesafeyi kapattığını düşündüğü an kılıcını savurdu, ancak Revia çoktan asasını yere vurmuştu:

"Mutlak Sıfır soğuk sis perdesi"

Bir anda tüm saha bembeyaz bir sisle kaplandığında. Gil’in görüşü tamamen kapandı ve zırhı saniyeler içinde donmaya başladı. Hareketleri ağırlaşmıştı, eklemlerinden gıcırtılar geliyordu. Gil, manasını kullanarak zırhını ısıtmaya çalışsa da Revia’nın buzu sıradan bir buz değildi; bu, manayı da donduran bir buzdu.

"Bitti, Gil iyi savaştın"

Revia ilk defa rakibini tebrik etmişti

Gil hareket etmeye çalıştı ama ayakları yere tamamen mühürlenmişti,

çaresizce iç çekerek kılıcını indirdi.

"Pes ediyorum...."

Hakem elini kaldırdı:

"Kazanan: Doğu Akademisi'nden Revia!"

Revia sahadan ayrılırken, arenanın üstünde, Luminos, yanındaki Kral'a fısıldadı:

"Kızın buz kontrolü kusursuz.majesteleri Manayı doğrudan atmosferdeki nemle birleştirip onu bir sise çevirmek çok dahiyanece. Doğu bu sene gerçekten de kaliteli bir ekip göndermiş."




novebo yorum yok

İlk yorum yazan sen ol!


Henüz yorum yapılmadı