Lyra ve Rota, revirin kapısında bir an tereddütle durdular. İkisinin de yüzünde, Kael’i o halde görmenin verdiği endişe ve onu canlı görmenin getirdiği rahatlamanın karışımı tuhaf bir ifade vardı. kael ayak seslerini duyduğunda kapıda bekleyen arkadaşlarını gördü

“Lyra,Rota sizi gördüğüme sevindim bu arada lyra sen iyimisin”

kael kendi yaralarını unutmuş hala arkadaşlarını düşünüyordu

“biz iyiyiz kael ama Seni bu halde görmek... Beklediğimizden daha kötü görünüyorsun."

Lyra rotayı dürterek” ne saçmalıyorsun yaralı birine öyle denmez "

Rota” ne ben şey demek istedim yani… iyi gibisin evet iyi”

Lyra” pfff rota sen cidden…”

Lyra ve rotanın tartışması kaele bu sefer komik gelmişti onları böyle canlı görmek yaralarının acısını bir nebze olsun ona unutturmuştu

Lyra” Kael yaraların nasıl oldu akademiye geri dönebilecekmisin ?”

"Şifacılar birkaç hafta içinde toparlanacağımı söylüyor.

“ bir kaç haftamı mı ? ben bir kaç ay yatakta kalırsın zannediyordum”

“ bedenim hızlı iyileşiyor sanırsam

Lyra'nın da dediği gibi normalde bir insanın iyileşme süreci aylar sürerdi ama kaelin melez bedeni kendini çok daha hızlı yeniliyordu mühür yüzüğü takılı olmasaydı iblis güçleri onu 1 günde bile toparlayabilirdi

Lyranın bakışlarını bir anlığına yere çevirdi

“Kael ben… ben seni o halde bırakıp gittiğim için çok üzgünüm Ya dönemeseydin? bir anlık bir kararla seni ölüme terk edip biz güvenli bölgeye kaçtık. Bu suçluluk duygusu... Senin o halini düşündükçe, ormandan uzaklaştığımız her adımda içimdeki o korku ve suçluluk bir türlü geçmiyor

Kael Lyra’nın ellerine doğru yavaşça uzandı, sesi sakindi

"Lyra,.O an, o ormandan çıkıp yardım getirebilecek tek kişi sizdiniz. Eğer siz de orada kalsaydınız, hepimiz o yaratığın pençeleri altında kalırdık . Benim planım, sizin gitmeniz üzerine kuruluydu. benim sağ kalmam da ,aslında sizin kaçmanıza bağlıydı eğer müdür Felan a zamanında haber vermeseydiniz belki de Anul tüm öğrencilere de zarar verecekti sen doğru olanı yaptın bu yüzden kendini hiçbir zaman suçlu hissetme”

Lyranın Gözünden bir damla yaş süzülürken kaelin sözleri ise yüreğini bir nebze olsun ısıtmıştı

Müdür Felan geldiğinde Lyra ve Rota kael'e veda edip revirden ayrıldılar

Felan, dışarıdaki otoriter ve sakin tavrının aksine, içeriye endişeli ve gergin bir yüz ifadesiyle girdi. Kael'in yatağının ucuna, sandalyesini çekip oturdu. bir süre sessizce Kael'in sargılarına ve yorgun gözlerine baktı.

"Kael," dedi sesi bu kez daha yumuşak bir tondaydı. "İyi misin? Şifacılar ne dedi, ağrın var mı?"

Kael hafifçe doğrulmaya çalıştı, sargılarının gerildiğini hissetti ama belli etmedi.

"İyiyim beyan Felan teşekkür ederim şifacılar bir kaç haftaya iyileşeceğimi söylediler..."

“Felan elini yavaşça kaelin omzuna koydu anladım, Kael yaşadığın şeyler hiç basit bir olay değildi biliyorum okulun müdürü olarak sizlerin sorumluluğu bana aitti “

Kael Felanın bakışlarından ne kadar pişmanlık duyduğunu hissedebiliyordu

“Sorun değil beyan Felan sizlerde zor zamanlar geçirmiş olmalısınız elinizden geleni yaptığınıza eminim “

Felan'ın yüzünde acı bir gülümseme oluştu

“Hah evet bur da teselli edilen tarafın ben olması ne kadar ironik”

ortamın havası biraz yumuşamıştı. Ardından Felan iç çekerek söze girdi:

"Öğrenciler varken bu konuları açıp onları daha fazla panikletmek istemedim. Ama şimdi yalnızız, Kael.... Bana sadece o ormanda neler yaşadığını ve asıl önemlisi... yaratığı nasıl ortadan kaldırdığını anlatabilirmisin ?"

Kael bir anlığına duraksadı

“Ben… ben tam hatırlamıyorum o an sadece hayatta kalmaya çalışıyordum “

“Marlon'un raporlarını okurken dikkatimi bir şey çekti Kael Anul'u öldüren o pençe izleri... Bir insanın açabileceği yaralar değil bir büyü veya kılıç darbesine de hiç benzemiyordu "

O sırada Kael bir şeyleri hatırlar gibi oldu

“Aklıma gelmişken bayan Felan anul ve kurtların boyunlarında çağırıcı rünleri vardı bu rünleri daha öncede görmüştüm köyüme ve merkeze saldıran yaratıklarda da aynı rünler vardı”

Felan düşüncelere dalmıştı

“birileri kasıtlı olarak seni hedef alıyor olabilir ama neden ?”

Felan’ın zihni, Kael’in "gördüm" dediği rünler ile akademide son zamanlarda yaşanan tuhaf tesadüfleri birleştirmeye başladı. Tam o sırada, zihninde bir şimşek çaktı. Kael’in uzun süredir gizlediği melez tarafı; bir anda aklına geldi

Ya bütün bu saldırıların sebebi oysa? diye düşündü Felan. Ya yeraltı örgütü sadece Kael’in varlığından değil, taşıdığı o karanlık mirastan şüphelenmeye başlamışsa?

Eğer örgüt Kael’in bir iblis olduğunu keşfettiyse, bu sadece Kael için değil, tüm akademi için bir felaketin başlangıcı olurdu. Felan’ın yüzündeki o kısa süreli tereddüt ve dehşet, Kael’in gözünden kaçmadı. Müdür, ellerini hafifçe sıkarak tekrar Kael’e döndü.

“Anladım kael bilgi teşekkür ederim sen dinlenmene bak”

Felan dışarı çıkıp kapıyı yavaşça kapattığında, revirdeki o ağır sessizlik Kael’in üzerine çökmüştü

Nerya zephyrostan haberleri duyduğunda dizlerinin bağının çözüldüğünü hissetti.

Nerya:Sesi titreyerek, "Yaralımı dedin!... Kael... O ormandan ağır yaralı mı çıkmış!"

Nerya’nın elleri kontrolsüzce titriyordu. Hemen vaelmonun masasına doğru bir adım attı, gözlerinde öfkeli bir çaresizlik vardı.

Nerya "Baba Oğlum orada, revirde tek başına yatıyor!

Vaelmon: Masadan kalkıp Nerya’ya doğru bir adım attı, yüzü yine sertti ama gözlerinde endişe vardı "Nerya, sakin ol.lütfen "

Nerya: Bağırarak "Sakin mi? Nasıl sakin olayım? Kael yaralanmakla kalmadı! yer altı örgütü de Kael'i bir av gibi izliyor resmen!! nasıl bu kadar rahat olabiliyorsun!

Vaelmon "Rahat olduğumu mu sanıyorsun Nerya? Kael benim de torunum Zephyros şu an akademide; müdür Felan ile sürekli irtibat halindeyiz. Ayrıca, Kael’in fark etmeyeceği şekilde, onu gölge gibi koruyacak birkaç profesyoneli çoktan görevlendirdim"

Vaelmon masanın üzerinde duran haritadaki bir bölgeyi parmağıyla işaret etti.

"Yer altı örgütünün saklandığı o yeri sonunda kesin olarak tespit ettik. Kael’e bir daha o ormandaki gibi bir zarar gelmemesi için, sorunu kökten kazıyacağım. için rahat olsun; avcıların kendi oyunları, başlarına yıkılmak üzere"




novebo yorum yok

İlk yorum yazan sen ol!


Henüz yorum yapılmadı