insider crow

Paylaş, Sohbet Et, Eğlen!

Chat Space ile topluluğa katıl, eğlenceye ortak ol, yeni bağlantılar kur!

Nerya, babası Vaelmon'un evine vardığında kapıda annesi Elowen tarafından karşılandı. Elowen, yılların özlemiyle kızına sarıldı;

"Gel otur güzel kızım," dedi Elowen sesi neryanın gelişiyle neşeliydi.

"Evimiz sen olmayınca ne kadar da sessiz kalıyor.."

İçeriden ağır adımlarla Vaelmon geldiğinde Nerya ayağa kalktı. Vaelmon:

"Hoş geldin kızım"

"Baba!, hoş buldum."

Vaelmon, kızının yüzündeki solgunluğu ve gözlerindeki tedirginliği anında fark etmişti

"Nerya sen iyi misin ?. Her şey yolunda mı?"

Nerya derin bir nefes alıp koltuğa oturdu.

"Baba... Sana söylemem gereken önemli bir şey var."

"Önce bir sakin ol," dedi Vaelmon, kızının karşısına yerleşirken. "Anlat bakalım, seni bu denli huzursuz eden nedir?"

"Geçtiğimiz hafta köyde, sana daha önce anlattığım o boyunlarında rün işlemesi olan kurtlardan gördüm. Şansıma çok kalabalık değillerdi; hepsini bağlayıcı rünlerinden arındırıp serbest bıraktım."

Annesi Elowen duyduklarıyla dehşete düşmüştü. "Kızım! Sen iyisin değil mi? Bir yerine bir şey olmadı ya?

Nerya annesini sakinleştirmek için elini tuttu.

"İyiyim anne, merak etme. bu durumdan Kael'e bahsetmedim; Zephyros'un yanında ağır bir eğitim alıyor, aklını bu tür şeylerle dağıtıp korkutmak istemedim."

Vaelmon elini sakalına götürüp düşünceli bir şekilde sıvazladı. "Hmm... Hem köy hem de krallık... Bu yaratıkları salan her kimse, yanlarında çok güçlü bir kontrol büyücüsü gezdiriyor olmalı."

Nerya "Krallık" kelimesini duyunca irkildi. "Krallık derken baba? Sakın bana bu yaratıkların merkeze kadar sızdığını söyleme!"

"Bunu söylemekten ne kadar nefret etsem de, evet," dedi Vaelmon ciddiyetle. "Yaratığı kontrol eden kişi merkez krallığa kadar sızmış durumda. Geçen gün ben ve Kael Konuşurken..."

Nerya'nın gözleri kocaman açıldı "Ben ve Kael derken! .Baba buraya mı geldiler ? Kael ve zephyros cidden buraya mı geldi? Benim.. haberim yoktu!"

Vaelmon hafifçe gülümsedi. "Ha, senin haberin yok muydu? Torunumu bize ne zaman getirmeyi düşünüyordun peki? Kardeşin Zephyros olmasa Kael'i hiç göremeyecektik herhalde."

"Baba, ben sadece... Vaelmon:

"Neyse,iyi olmana sevindim kızım bir daha böyle bir olay yaşandığında kendini tehlikeye atma"

Nerya mahçup bir şekilde "anladım baba"

Nerya:" peki sonra ne oldu çok insan yaralandımı"

"Krallıkta bir Echidmer ortaya çıktı. Kael'in o yaratığı nasıl öldürdüğünü Zephyros öyle gururlu anlatıyordu ki Görmen lazım... Ha ha ha! Krowel kanı kendini göstermeye başlamış bile."

Nerya duydukları karşısında dehşet içindeydi. "Ah şu Zephyros! Ben Kael'i yaratıkların üstüne salsın diye göndermedim onun yanına! Daha çocuk o!"

Vaelmon'un yüzü ciddileşti. "Ona hala küçük bir çocuk gözüyle bakmanı anlıyorum ama oğlun 14 yaşında ve çoktan 4. Halkaya ulaşmış bile. Kael senin düşündüğünden çok daha sağlam bir çocuk. Hatta Zephyros'un dediğine göre, Kral ona bir onur nişanı verecekmiş."

Nerya babasının dedikleri karşısında şok olmuştu

"Baba! Biz Kael'i gözden uzak tutmaya çalışıyorken bu da nereden çıktı şimdi?"

"Bize kızma Nerya, Kral'ın emrine ben bile karşı çıkamam. Ama için rahat olsun; baban ve bu krallığın baş büyücüsü olarak sana söz veriyorum, Kael'e kimsenin dokunmasına izin vermeyeceğim. Kimliği açığa çıksa bile, kimse benim karşıma dikilme cesaretini gösteremez."

Vaelmon bir an sustu ve Nerya'nın gözlerinin içine baktı.

"Bu arada... Eşin Abaddon'dan bir haber var mı?"

Nerya'nın omuzları çöktü, ve bakışları yere doğruldu

"Maalesef yok baba. İblis bölgesindeki sınıra gönderildiğinden beri kendisinden tek bir haber bile alamadım. En son Kael ve Zephyros'a saldıran bir iblis olduğunu öğrendim. Zephyros sargılar içinde yanıma geldiğinde o iblisin Abaddon'un adamı olduğunu söyledi. Ama baba, ortada büyük bir yanlış anlaşılma var. Abaddon asla kendi oğluna saldıracak birini göndermez."

Vaelmon başıyla onayladı.

"Abaddon'u az çok tanıyorsam, oğluna ne kadar düşkün olduğunu ben de biliyorum. Vardır bu işte bir bit yeniği."

Nerya içini çekerek mırıldandı:Kael...

Valmon:

"Kael şu an akademide giriş sınavlarını veriyor olmalı."

Vaelmon alaycı bir tavırla güldü. "Umarım orayı birbirine katmaz! Ha ha!"

"Baba!"

"Tamam tamam, Kael akıllı çocuktur, için rahat olsun. Ayrıca artık köye dönmene gerek yok. Kael'i bizden saklamak zorunda değilsin, bundan sonra yanımızda kalacaksın."

O sırada Kael, Büyü Ölçüm Alanı'nda diğer öğrencilerle birlikte bekliyordu. Görevli, katılımcıların potansiyelini ve kaçıncı halkada olduklarını belirlemek için herkesin elini "kristal küreye koymasını istiyordu.

"Teon, 1. Halka!"

"Demi, 2. Halka!"

"Dren, 1. Halka!"

Sıra kibirli Thalendir'e geldiğinde, genç elf omuzlarını dikleştirip kalabalığı yararak küreye doğru yürüdü.

"Yoldan çekilin ezikler! Size gerçek bir büyücü nasıl olurmuş göstereyim."

Thalendir elini küreye koyduğunda, kürenin içinden rüzgar büyüsünün keskin yeşil ışığı güçlü bir şekilde parladı.

"Thalendir Aethel, 3. Halka!"

Öğrenciler arasında bir uğultu yükseldi. "Vay be, gerçekten 3. Halka mı?" "Aethel ailesinden de bu beklenirdi zaten, adamlar resmen dahi doğuyor." "Baksana şu ışığın parıltısına!"

Thalendir, alaycı bir tavırla arkasını döndü ve tam Kael'in yanından geçerken durdu. "Fazla üzülme," dedi küçümseyerek. "Bir insan için 1 veya 2 halkalık bir başlangıç hiç de fena sayılmaz."

Kael, Thalendir'i duymazdan gelerek sakince küreye doğru ilerledi. Bu görmezden gelinme Thalendir'i çileden çıkardı.

"Sen! Beni görmezden gelmeye nasıl cürret edersin?"

O sırada Lyra, Thalendir ile göz göze geldi. Lyra "Pfff" diyerek dudak büküp gözlerini devirdi ve başka yöne baktı. Thalendir öfkeden kıpkırmızı kesildi. "Siz!! İkiniz!

Görevli araya girdi: "Sıradaki! Elini kristal küreye koy ve mananı aktar."

Kael'in kristal kürelerle ilgili pek hoş anıları yoktu; daha önce kürelerin nasıl çatladığını hatırladı. Derin bir nefes alarak içinden dua etti: 'Lütfen mühür yüzüğü işe yarasın,"

Kael elini küreye koyduğu anda, Thalendir'in yeşil ışığından çok daha parlak, bir kırmızı ışık tüm alanı kapladı. Işığın şiddetinden bazı öğrenciler gözlerini kısmak zorunda kaldı.

Görevli şok içinde kalarak: "K-Kael... 4. HALKA!"

Ölçüm alanına bir anda sessizliği çöktü, ardından fısıldaşmalar başladı

"Ne? 4. Halka mı? nasıl 4. Halka olabilir?" "O da kim? Bir soylu mu? Daha önce adını hiç duymadım." "Thalendir'i bile geçti, inanılmaz!"

Thalendir'in gözleri yuvalarından fırlayacak gibiydi. Şok içinde o parlayan kırmızı ışığa bakıyordu. "Bu... Bu imkansız! Nasıl olur da bir insan benden daha yüksek bir halkaya sahip olabilir? Kürede kesin bir hata var! Bozuk bu şey!"

Thalendir'in bağırışları tüm meydanın dikkatini çekti. Diğer öğrenciler elfi yargılayan gözlerle süzmeye başladılar. "Şuna bak, "Kibirli elf."

Thalendir görevliye çıkıştı: "İtiraz ediyorum! Küre bozulmuş olmalı!"

Lyra sinirli bir şekilde öne çıktı.

"Küre bozuksa o zaman senin 3. Halka olduğunu da yanlış söylemiş olması gerekmiyor mu? Yoksa sadece başkası seni geçince mi bozuluyor?"

Thalendir kekeledi. "Ne! Ben öyle bir şey ima etmemiştim!"

Görevli araya girdi:

"Bay Thalendir, bu küreler bizzat okul müdürü Bayan Felan tarafından kontrol ediliyor. Bayan Felan'ın hata yaptığını mı iddia ediyorsunuz?"

"Ha-hayır, ben sadece bir yanlış..."

Görevli, Thalendir'in sözünü bitirmesini beklemeden diğer öğrencileri çağırmaya devam etti. Kael, Lyra'nın yanına döndüğünde genç kız hala şaşkındı.

"Kael... Beni her defasında şaşırtmaya devam ediyorsun. Bu yıl 1. sınıflar arasında 4. Halka olan ikinci kişisin."

Kael duraksadı. "İkinci mi? Diğeri kim?"

"Ah, Revia Cave. Kendisi Cave ailesinin en küçük kızı."

Kael:"Oldukça güçlü olsa gerek, değil mi?"

Lyra "Tabii ki öyle!" dedi heyecanla. "Cave ailesi buz büyüsünün taşıyıcısı olarak bilinir. Revia denen kızın da tıpkı büyüsü gibi buz gibi soğuk biri olduğunu söylüyorlar."

Kael merakla sordu: "Daha küreye elini bile koymadı, nereden biliyorsun?"

"Of Kael! Soyluların dedikoduları kulağına hiç gelmiyor mu cidden? Cave ailesi, kızları 4. Halkaya ulaştığında krallıkta büyük bir ziyafet düzenledi. Ne kadar güçlü bir soya sahip olduklarını herkesin öğrenmesini istediler."

Kael başıyla onayladı. Diğer yanda ise Thalendir, sinirden dört köşe olmuş bir halde, sohbet eden Kael ve Lyra'ya nefretle bakıyordu. Kael, okulun ilk gününden kendine oldukça tehlikeli ve hırslı bir düşman edinmişti bile.




novebo yorum yok

İlk yorum yazan sen ol!


Henüz yorum yapılmadı