Şanslılar ve şanssızlar olarak dünyayı katı bir şekilde ikiye ayırmayı hedefleyen isimsiz bir figür, bu amacına ulaşmak için karanlık bir yola adım atmaya kararlıdır. Gücünü artırma arzusuyla, kendi enerji kaynağını değiştirme ve şeytani bir güçle bütünleşme çabasına girer. Ancak bu yol, yalnızca fiziksel değil, zihinsel olarak da yıkıcı engellerle doludur.
Karakterimiz, kendisini her adımda zorlayan bu zorlu koşullara rağmen, amacından sapmaz ve karanlığın derinliklerine çekilirken, iyi niyetli kahramanlarımız onun planlarını durdurmak için harekete geçer. Ancak işler göründüğü kadar basit değildir. İyiler, yalnızca onu engellemekle değil, aynı zamanda giderek iflas eden, yarı mekanik bedenini kurtarmak için de mücadele etmek zorunda kalır. Bu çatışma, ahlaki sorularla dolu karmaşık bir savaşı beraberinde getirir.
Acaba iyilik, her zaman kazanan taraf mıdır? Yoksa kötülük, hak ettiği zaferi daha güçlü bir anlatımla elde mi eder? Bu hikâye, hem fiziksel hem de zihinsel sınırların ötesine geçen, derin bir yolculuğu gözler önüne seriyor. Şeytani bir enerjinin peşinde olan biri, kendi karanlığını yendiği kadar dünyayı da aydınlatabilir mi? Yoksa bu savaşta kazanan, yalnızca karanlık mı olacak?
Düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın
Yeni serin hayırlı olsun canım
eyywallah karşim ama eski serinin devamı bu.
Evet farkettim umarım önceki serin gibi buda başaralı olur. Bende 20 bölüm olunca yeni versiyonu yayınlayacam hikâyenin
merakla bekliyoz knk
Yeni bölüm ne zaman gelecek?
bu eseri kitap yaptırmak istediğim için, kötü yazdığım her bir yeri düzeltiyorum. Bu sitede olmasa da taslağımda böyle, taslağımda güncele gelene kadar, bölüm atamayabilirim.
Bu kitap terk mi edildi? Hareket yok hiç.
Yerli ve milli en sevdiğimmmmm kategori destek atalım bizim çocuklara 😊😊
Destek atalım da, ilham perileri gelmemiş epeydir. Hareket yok bu seride..
umarım cevap beklemiyordun. kitap devam ediyor, sadece buraya atmayı bıraktım.
Sağlam olmuş ha bayadir okuyummu okumayimmi diyodun cidden sağlam seri aklına sağlık yazar kerdesim
Yaratım dahil hepsi harika.
Gökkuşağı diyarındaki arıyı "deli hızla" delip geçen ışık mermisinden sonra esas beni delip geçen, Yuukka'nın "Ne ara uyuyalı 5 dakika olmadı?" sorusuna Ebvabil'in "Uykusuz kal bir şey olmaz." diye sert cevap vermesi oldu. Ne kadar klasik bir yol arkadaşı dinamiği, ne kadar tanıdık (maalesef böyle, her ekipte bir tane bulunur). Dünya kurgusu hoşuma gitti: diyarlar arası geçişler, uzay gemileri, kara para aklanan tamirciler... Ama yazım tarafında "Soğumaına", "ilerleyi", "Yİne" gibi sürçmeler, sıcak çikolatanın tadına toz gibi karışıyor. Hele sıcak çikolata tarifinden sonra Omai'nin onu kafaya dikmesi, karanlık lordlarda da bu içeceğin bir "shot" olarak içildiğini öğrenmemi sağladı. Karakter isimleri de yerinde: Zemheri'nin sıcak çikolatayla imtihanı ayrı bir komedi. Konular biraz dağınık ilerliyor, şeytani güç, gizli perde, varyant tekniği derken okuyucu bazen nerede olduğunu şaçırabiliyor; ama diyarlar arası bu kozmik karmaşada kaybolmak da keyifli sayılır. Umarım bu gökkuşağı diyarının sonu, ismi gibi renkli bağlanır.
Evet, Ebvabil'in o cevabı beni de şaşırttı ama yol arkadaşı dinamiği konusunda kesinlikle haklısın, her hikayede böyle biri oluyor. Diyarlar arası geçişler ve kara para aklayan tamirciler gibi detaylar dünya kurgusunu çok zenginleştirmiş, ben de çok beğendim! Yazım hatalarına rağmen o karmaşada kaybolmak keyifliydi.