Cepa ile sesin geldiği yöne doğru hızla ilerlemeye başladık.

Biz yaklaştıkça gelen sesler artmaya başlamıştı,

“WAAAGGH”

“ARGGHH”

Sesin gelmesi üzerine Cepa yavaşça kolumdan tuttu ve beni durdurdu.

“Aelir,sen burada bekle önce ben biraz yakından bakmalıyım”dedi.

Sonrasında birkaç adım daha atıp önünde duran çalıların arasından olanları izlemeye koyuldu.

Cepa sessiz bir biçimde izlemeye devam etti,gelen sesler yavaşça azaldıktan bir süre sonra tekrar yanıma geldi.

“Ne oldu Cepa…”

Cepa geldiğinde yüzü endişeliydi.

“Bbir şey yyokok,haddi giddelim Aelirr” sesi fazla titriyor ve kekeliyordu.

“Ne oldu Cepa anlatsana Parac iyi mi ?”

“Parac ,iyiymiş,bize katılır birazdan atların yanına dönüp orada bekleyelim.”

Sözünü bitirdikten sonra kolumdan tutup beni atların olduğu yöne doğru yönlendirmeye başladı.

Atların olduğu yere tekrar geldiğimizde bir süre sonra Parac görünmeye başladı.

Sırtında bir hayvan taşıdığı belli oluyordu,gerçekten kötü bir şey olmamış bu beni rahatlatmıştı.

Yanımıza biraz daha yaklaştığında hayvanı yere serdi,

“Yemek istemiştiniz alın size yemek”

Ve ekledi,

“Hadi Cepa ateşi hazırlamaya başla bakalım başımın etini yedin bunun için…”

Cepa pekte mutlu gözükmüyordu.Yemeği en çok isteyen de kendisiydi.

“Evett teşekkürler Parac”dedi Cepa ve hemen arkasını döndü yerden yakacak bir şeyler toplamaya başladı.

Hayvana doğru bakmaya başladım,kafası yerinde yoktu boğazından itibaren kesilmişti.

“Parac bu hayvanın kafası nerede ?” diye sordum istemsizce.

“Çocuk,hayvanın kafasını ne yapacaksınız,yemek istediniz getirdim.”

Parac biraz sinirlenmişti haklıydı da yemek istemiştik ve bu yüzden zaman kaybetmiştik.

Cepa,topladığı ağaç dallarını yere serdi ve ateş yakmaya çalıştı.

….

Hava giderek kararmaya başladığında ateşte tam canlanmıştı.

Parac hayvanın etlerini ince bir ustalıkla parçalara ayırdı.

“Cepa al bakalım bu senin,”

Cepa Parac’ın uzattığı parçaya gözünün ucuyla baktı,

“Yemeyecek misin yoksa ?” Parac sesini yükseltti.

“Yok yok yiyeceğim tabiki..”

Cepa elinden aldığı parçayı ateşe doğru uzattı.

“Al bakalım Aelir bu da senin payın”

Bende bana düşen parçayı alıp ateşe uzattım.

Yemekleri hep birlikte yedikten bir süre sonra yorgunluğun etkisiyle uykuya daldım.

Etraftan gelen bir ses üzerine gözlerimi açtım.

5-10 metre ötede duran bir kurt yavaşça bize doğru yaklaşıyordu.

Hemen Parac ve Cepa’yı gözlerimle aradım,

İkiside yoktu,ama biraz öteden sesleri geliyordu,

Kurt yavaşça birkaç adım daha attı yaklaştıkça ağzında tuttuğu bir şey olduğunu anladım.

Bu tuttuğu şey hafif yuvarlaktı,

Sanki bir,

kafa gibi.

Sonrasında ağzında tuttuğu şeyi yere bıraktı.

Sadece birkaç adım öteme,

ve yavaşça ormanın karanlığında kayboldu.

Hemen merakla ayağa kalktım.

Önümde kurtun bıraktığı şeye yaklaştım.

Tam da bir kafaya benziyordu,hayvan kafasına.

Kanlar hâlâ üzerindeydi,arka kısmı dönük şekilde duruyordu yavaşça

Yerde bulunan ağaç dalına uzandım,

Elime aldığım ağaç dalıyla,

ön kısmını çevirdim,

Kafada bir tuhaflık görünmüyordu…

Normal bir ayı kafası…

Ağaç dalı ile kafayı eski haline getirmek için tekrar dokundum…

Dal bir anda kaydı ve hayvanın kapalı duran gözlerine girdi.

İçinde göz olması gereken yere…

BÖLÜM NOTU

Bir süredir yeni bölüm atamıyordum :(( fakat artık yeni bölümler gelmeye devam edecek




novebo yorum yok

İlk yorum yazan sen ol!


Henüz yorum yapılmadı

Novebo discord sunucusu