Çok tekin bir yerdi. Hiç kimse yoktu ve kapkaranlık bir hava vardı. Hafif yağmurluydu. Kısa kısa binalar vardı. Genelde bu zamanlarda sarhoş olmayı severdi insanlar. Fex ise bunu biliyordu bu yüzden işler bir bara gidip bilgiler bilen bir kaç kişi bulacağını umuyordu. Zemheri ise sadece onu takip ediyordu. Kapıyı açtılar. Bir sürü iri yarı adam vardı. Hepsi de gülüp eğleniyor gibiydiler. Yavaştan sesler kesilirken hepsi de bu iki safkana Bakmıştı. Barın başında duran adam daha tekin bir bakış atıyordu. Zemheri'ye. Görünüşü çok farklıydı ve direk detay çekiyordu.

-Sende nesin be?

Zemheri ona dik dik bakıyordu ve sorunun kendisine geldiğini anlamıştı, Sorularımız var.

Elinde ki bezi bıraktı bara ve kenarda ki kapıdan çıkıp onun önünde belirdi. Sanki hiç banyo yapmıyor gibi saçı sakalı birbirine girmişti. Oysa ki Zemheri hepsine göre daha iyi gözüküyordu.

-Buraya gelip... Ne sorabilirsin ha?

Fex eliyle onun karnını tuttu, Fazla yaklaşma. Sadece soru soracağız.

Bar sahibi elini şıklattı. Ardından bütün sesler kesilirken bir höpürdetme sesinin ardından tahta bardağı masaya hızlıca bırakmıştı. Ayağa kalktı. Bu alanda ki en iri adamdı ve neredeyse Zemheri ve Fex'in iki katı gibi duruyordu. 160 kilo olduğu dışardan anlaşılabilirdi. Fex içinden düşündü bu adamı görünce, Bu adam yürüyebilir mi lan bu vücutla?

Zemheri gözleriyle yukarı bakıyorken kafasını kaldırmıyordu. Kendisinden yukarda biri gibi hissetmemesi içindi.

Kolunu yukarı kaldırdı ve yumruğunu çok sıkı tuttu adam. Zemheri hala dik dik bakıyordu. Adam bir anda bütün gücü ile yumruğunu Zemheri'ye indirdi.
Zemheri kolu ile buna karşılık verdi. Çok sert bir tepki idi ve Gürültülü bir ses çıkmış gibi oldu. Onun kolu neredeyse kırılacak gibi olmuştu. Buza yumruk indirmişti sonuçta. Acısını içten bastırırken cebinden bir silah çıkarıp Zemheri'nin beynine doğrulttu, Uzaklaşın! Buraya ait değilsiniz.

Zemheri hala saldırmıyordu. Sakin bir dille yine soğuk bakışlar ile söyledi, Sorularımız var. Sonra çekip gideceğiz. Bir fırsat versen olmaz mı?

Fex duraksadı. Eliyle hepsini işaret ederek söyledi, Bir dakika bir dakika. Belki de şanslı olup olmadığınızı anlamam gerek. Söylesenize, Buralarda hiç süper güçlü insanlar, Bizim tabirimizle de ... Büyücüler var mı?

Zemheri yan gözle Fex'e baktı, Buraya bunun için gelmedik. Fex.

-Şanslı mı dediniz? Neyin şanslısı ha?

Zemheri İsteklerine ilerleyemediği için sıkılmış gibiydi.

-Tekrar soracağım. Gerçekten art bir niyetimiz yok. Sadece cevap arıyoruz.

Bar sahibi eliyle iri adamı durdurdu ve onun önüne geçti, Peki. Sorularını sorduktan sonra gideceksen sorularına şans vereceğim.

Zemheri kafasıyla onayladı, Olur.

Zemheri sözlerine devam etti, Kayıp krallık lafının anlamını bilmiyorum. Ne demek olduğunu biriniz anlatabilir mi?

Bar sahibi bunu duyunca çok şaşırmıştı, Kayıp... Krallık mı? Bunu herkes bilir.

Zemheri dik dik bakıyordu hala, Anlat.

-Alt tabaka ve üst tabaka insanlar sistemi ile ayrılmış bir yaşam sistemi vardır. Üst tabaka sadece sayılı kişi iken alt tabaka insanlar milyonları geçer. Bir ada gibidir. Denizde yüzen koskoca bir tapınaktır ve bu bina diğer tapınaklara benzemez. Boyutu neredeyse bir kaç ada. Ya da yarım şehir kadardır.

Zemheri paltosunu sallayarak arkasını döndü, İyi. Oranın yerini biliyor musun?

Kapıya doğru çıkmak için yürürken Zemheri, Devam etti sözlerine Bar sahibi.

-Dediğim gibi denizin ortasında. Hangi deniz bilmiyoruz . Bir gemi gibi sürekli dünyayı dolaşıyor.

Zemheri Kapıyı açıp giderken Fex'e seslendi, gidiyoruz.

Fex onu takip ederken Zemheri durdu ve Bara baktı.

-Ne? niye durdun?

Zemheri gözüyle bara bakıyordu, Beni gördüler. İnsan olmadığım zaten belli oluyor.

Zemheri buzul enerjiden Buzlar içinde kılıcını oluştururken buz Buharı delicesine çıkıyordu. Bu normal buz değildi. Eksi 200'lü derecelere kadar çıkan bir buzdu ve bu buzun maximum ısısıydı.

Kılıcı elinde tutuyordu. Her yeri buz gibiydi. Sanki Eksi 200 derece buza kılıç şekli verilmiş gibiydi. uzun bir bıçak kısmı vardı. Hafif kalındı ve çok keskindi.

-DON.

FFOOĞĞŞŞŞ...

Bar binası komple eksi 200 derece ısısında donma geçirdi. içinde ki her şey ile beraber donmuştu.

Zemheri kılıcını geri enerjiye dönüştürürken yürümeye başladı. Yağmurda durmuş gibiydi. Çiseliyordu sadece. Fex daha da şaşırdı, Bunu neden yaptın? Öldürmek zorunda değildin.

Zemheri yürümeye devam ediyorken söyledi, Takip et. Gidiyoruz.

Artık sadece bu krallığın yerini bulmak zorunda kalmışlardı.

Zemheri telefonu çıkardı ve arama yapmak istedi. Ama bir gariplik vardı. Telefonu kulağına götürürken fark etmişti. Telefon tamamı ile donmuştu ve artık kullanılamazdı.Fex göz devirdi ve Kendi telefonunu cebinden çıkardı. Ve telefon çaldı.

-Alo.

İsimsizdi telefonu açan. Ayaklarını uzatmış leblebi yiyordu. Bilgisayarın ışığı yüzüne vuruyordu. Karanlık bir odaydı. Ve sanki başka deneyler için bilgi ediniyor gibiydi. Ama her şeyi zaten biliyordu.

-Evet. Fex.

Fex bir iç çekti, Patron. Tehdit doğru olabilir. Varlığını doğruladık. Bütün büyü alemi bu krallığı biliyor olmalı.

isimsiz elini çenesine götürdü, Anlıyorum. Demek bir ben bilmiyordum. Her neyse devam et.

Fex devam etti. Bu sırada sıra sıra evlerin arasında yürüyorlardı, Bir gemiye benzetti. Her saniye denizde dolaşan yarım şehir boyutunda bir tapınak olmalı. En boy oranına bakarsak bu tapınak en az 200 katlı olmalı. Belki de daha fazla.

Ciddi bir tavrı vardı İsimsiz'in, Tehdit edilmek hoşuma gitmedi. Gelecekte olacak şeyleri görmek için sabırsızlanıyorum. Yeri nerede bunun?

Fex söyledi, Henüz bilmiyoruz. Ama onu da öğrenince seni ararım.

İsimsiz telefonu kapattı.

Çok ciddi bir duruşu vardı ve ilk kez birinin dikkatini çekmiş ve bu da bir tehdit olmuştu.

-Beni kimse tehdit edemez.

Egosu çok baskındı ve direk orayı yerle bir etmek istiyordu. Hatta bu onu öyle bir ele geçirmişti ki... Şanslı birinin onu tehdit etmesi... Zaten bütün şanslıları ortadan kaldırmak isterken... Birde şanslıların bizzat kendisini tehdit etmesi. Direk hazırlıklara başlayıp oraya gitmek istiyordu. Muhteşem egosu fırlamış ve Bilgisayar ekranına mal mal sırıtarak bakıyordu. bunu istemsiz yapmıştı.

Bu sırada Zemheri ve Fex hala yürüyorlarken bir limana ulaşmışlardı. Karanlık hava yüzündendi. Limanda ise iki kişi görmüşlerdi. Birinin ağzında kürdan vardı. Üstü çıplaktı ve aşırı kaslıydı. Devasa bir Saf enerji yayıyordu. Diğeri ise sakin biri gibiydi. Eliyle direk Safkanları işaret ederek söyledi, Aa bak. Lanet enerjisi yayıyorlar. Deney ürünleri.

Fex endişeli bakıyordu ve sordu, Siz kimsiniz?

Zemheri onun önüne geçti. Önemi yok Fex.

-Haaaaaaahaahaha. Önemi yok mu? Safkan ha? Size böyle deniyor değil mi? Hepinizi yok edeceğiz.

Zemheri sakinlikle onlara doğru yürümeye başlamıştı. Denize uzanan tahta yola ışınlandı ve onların tam önünde durdu.

Çok soğuk kanlıydı ve bir o kadar sert bakıyordu. Sert bir dil kullanarak onlara söyledi, Sizler... Bizi yeneceğinizi mi sanıyorsunuz?

Kaslı iri adam yine bir kahkaha attı, ahahahahahah Şu görünüşe bak. Deney ürünü olduğun çok açık. Şimdi ... Ölme zamanınız.

- Biçimleme: Ok.

Havada Saf enerjiden bir ok biçimlenip yaydan fırlatılmıştı. Aşırı saf enerji barındırıyordu. Kaslı adam bir anda Zemheri'yi yanında hissetti. Gözleriyle zar zor bakarken Bir kolu kopmuştu. Kolu yere düşerken Zemheri kılıcını enerjiye dönüştü. Ona döndü çünkü arkasına geçmişti bile.

-LAAAAAAAAAAAAAAAAAANNN! ŞEREFSİZ KOLUMU KESTİN?

Soğuk duran adam hızlıca atak yapmak istedi. Bu durumdan hoşlanmamıştı. Bu sırada Zemheri iri adama bakıyordu ve konuştu, Kılıcım Bedenine temas etti. Artık ölüsün.

-NE?

Zemheri Kafasını yana eğdi . Kılıç kafasının yanına girecek şekilde saldırı düzenlenmişti. Zemheri hızlıca o kılıcı tuttu ve kılıç anında donmaya başladı. Adam kılıcı bu yüzden hızlıca bıraktı ve geri sıçradı.

-BİÇİMLEME:ATOM BOMBASI.

Fex ve Sekarex Bu kelimeyi duyunca şaşırmışlardı.

Atom bombası biçimlenmişti ve burayı yok etmek için tasarlanmıştı.

-BEN ÖLECEKSEM HERKES ÖLECEK . AHAHAHAHA.

zzınnkkk..

Atom bombası parçalara ayrıldı. Zemheri kılıcı ile onu doğramış ve anında buz tutan bomba işlevsiz kalmıştı. iri adam buna şaşırırken vücudu yavaştan vücut ısısının düşüşü ile ölüme doğru gidiyordu. Ağzından kanlar fışkırdı ve yere diz çöktü. Bu sırada Zemheri Onun önüne geldi ve yukardan ben daha üstünüm bakışları atmıştı, Sanırım bütün krallık bizi tehdit ediyor ha? siz bunun habercisisiniz. Halkını ölüme sürükleyecek hata yaptın. Karşımızda duramazsınız. Tehditi geri çekmek için son şans...

Diğer soğuk bakan adama bakıyordu Zemheri, Sen yaşayacaksın. Yaşadığın yere dön ve Tehdidi geri çek.

-Bu imkansız. Kralımız sizin patronunuzu yenecek. Tehdit geçerlidir ve sonunuzu görmeye hazır olun. Laboratuvar yok edilecek.

Zemheri devam etti, Bu olmayacak. olan tek şey sizin krallığınız yerin yedi kat altını boylayacak.

Eli ile görüşürüz işareti yapıyordu. Ama dalga geçer gibiydi. Fex bu tavırdan hoşlanmamıştı ki Adam çekip gitti.

Fex sinirle sordu, Onu neden öldürmedin?

Zemheri arkasını döndü ve Fex'e baktı, Birinin olanları anlatması gerek. Bizden krallarına bahsetsin. Artık savaş açıldı. Patronumuz krallarını yerle bir edecek. Şüphen olmasın.

Fex mal mal bakıyordu, Zaten şüphem yok şapşal!

ikisi de denize bakıyorlardı ve esen rüzgar bedenlerine çarpıyordu. Fex derin bir nefes çekti ve olanları kabullendi. Artık bir savaş çağındaydılar ve ilk tehditlerini almışlardı. Büyü alemine savaş açan bir deney uzmanına Büyü aleminden de bir cevap gelmişti.




novebo yorum yok

İlk yorum yazan sen ol!


Henüz yorum yapılmadı