insider crow

Paylaş, Sohbet Et, Eğlen!

Chat Space ile topluluğa katıl, eğlenceye ortak ol, yeni bağlantılar kur!

Hastanenin VIP katındaki steril sessizlik, dış dünyadaki gürültüden tamamen yalıtılmış bir ütopya gibiydi. Pencereden süzülen solgun sabah ışığı, Seth’in üzerindeki siyah tech-wear ceketine vuruyordu. Banyodan yeni çıkmış olan Seth, ıslak saçlarından damlayan suları önemsemeden yatağının kenarına oturdu. Ellerine baktı. Parmağını sıktı, tırnaklarını avucuna geçirdi. Acıyı hissediyordu ama bu acı, zihnindeki o tuhaf algıyı bastırmaya yetmiyordu.

Duyuları mantık dışı bir netlik kazanmıştı. Duvardaki dijital saatin mikrosaniyelik tıkırtılarını, havalandırma kanalından geçen havanın sürtünmesini ve üç odadaki hastanın serum damlalığını aynı anda duyabiliyordu.

"Tamam sanırım ben çıldırıyorum," diye fısıldadı kendi kendine. "Ağır bir travma sonrası stres bozukluğu... Beynim bana oyunlar oynuyor."

Gözlerini kapattı. Derin bir nefes alarak günlük zihinsel ritüelini başlatmaya çalıştı. Sosyal anksiyete krizlerinde kendini sakinleştirmek için yaptığı gibi sayı saymaya başladı.

"Bir... İki... Üç... Her şey yolunda"

"Sayısal verileriniz gerçeği yansıtmıyor," dedi bir ses.

Seth gözlerini aniden açtı. Yatakta sıçradı.

"Kimsin sen?!"

Ses dışarıdan gelmiyordu. Hava titreşmiyordu. Ses doğrudan beyninin içindeki işitsel kortekse enjekte ediliyordu.

"Ben bir tehdit değilim. Mevcut hücresel yapınızın sürdürülebilirliğini sağlayan ana protokolüm."

"Çık kafamdan! Kimsin diyorum sana!" Seth elleriyle kulaklarını bastırdı. "Doktor! Biri bana yardım etsin!"

"Kulak kanallarınızı kapatmanız ses iletimini engellemez. Ben sizin nöral ağınıza entegre durumdayım."

Seth panikle odanın içinde koşturmaya başladı. Serum askısını devirdi. Kapıya doğru fırladı ama kapı dışarıdan kilitliydi. Kolu çılgınca zorladı. Metal kapı kolu Seth’in elinde garip bir biçimde büküldü.

"Ne..."

Seth bükülen kapı koluna dehşetle baktı. Normal bir insanın bir metali bu şekilde eğmesi imkansızdı.

"Biyolojik kas kütleniz anlık olarak %340 oranında yoğunlaştırıldı," dedi zihnindeki ses. "Kapı kilitli. Zorlamak yerine sakinleşmeniz önerilir."

Seth sırtını duvara dayadı. Nefes nefeseydi. Kalbi göğsünü patlatacak gibi çarpıyordu.

"Sen... Sen gerçeksin. Bir halüsinasyon değilsin."

"Doğru tahlil. Ben A.X.I.S. Akıllı, Hücresel ve Entegre Simbiyotik Sistem. Ve siz, taşıyıcımsınız."

---

Odanın kapısı ağır bir mekanik sesle açıldı. İçeriye Adrian Veyron girdi. Arkasında iki koruma kapıda nöbet tutmaya başladı. Adrian, oğlunun yerdeki devrilmiş serum askısına ve bükülmüş kapı koluna baktı. Yüzünde en ufak bir şaşkınlık belirtisi yoktu.

"Sakin ol Seth," dedi Adrian adımlarını yavaşça atarak. "Kendine zarar vereceksin."

Seth, babasına doğru bir adım attı. Gözlerinde öfke ve korku yan yana duruyordu.

"Baba... Bana ne oldu?"

"Bir kaza geçirdin oğlum. Seni kurtardık."

"Bana yalan söyleme!" diye bağırdı Seth. "Kafamın içinde bir şey var! Bir ses duyuyorum! Kapı kolunu elinle nasıl büktüğümü gördün mü? Bana ne yaptınız o gece?!"

Adrian derin bir nefes aldı. Cebinden gümüş renkte bir sigara tabakası çıkardı ama açmadı. Sadece elinde çevirdi.

"Ölmüştün Seth. Kalbin durmuştu. Doktorlar seni bir ceset torbasına koymak üzereydi. Seni o şekilde bırakamazdım."

"Ne demek ölmüştüm? O zaman bu..." Seth elini göğsüne koydu. "Bu çalışan şey ne?"

"Seni hayatta tutan tek şey," dedi Adrian soğuk bir sesle. "Şirketin yıllardır üzerinde çalıştığı en gelişmiş tekno-organik yapı. A.X.I.S. O olmadan şu an toprak altındaydın."

`[Düzeltme: Taşıyıcının babasının ifadesi eksik veriler içeriyor,]` dedi zihnindeki ses. `[Ben sadece bir yaşam destek ünitesi değilim. Ben yeni bir evrim aşamasıyım.]`

Seth zihnindeki sesi bastırmaya çalışarak babasına yaklaştı.

"Beni bir deney faresi yaptın... Kendi oğlunu bir laboratuvar projesine mi dönüştürdün?!"

"Seni kurtardım!" Adrian’ın sesi ilk kez sertleşti, odada yankılandı. "Seni o lanet olası caddede bir hiç uğruna ölmeye terk edemezdim! Sana bir hayat verdim Seth! Normal insanların hayal bile edemeyeceği bir güç verdim!"

"Güç mü? Ne Gücü?" Seth’in gözleri aniden parladı.

"İnsanlık zayıflıktır Seth. İnsanlar ölür. Sen artık ölmeyeceksin."

Adrian korumalara bir işaret yaptı. Korumalar belindeki şok tabancalarına dokundu.

"Şimdi yatağına dön ve dinlen. Bedeninin A.X.I.S. ile olan senkronizasyonunu incelememiz gerekiyor. Birkaç hafta gözlem altında kalacaksın."

"Gözlem altında mı?" Seth geri çekildi. "Beni buraya hapsedeceksin."

`[Tehdit seviyesi: Yüksek,]` dedi A.X.I.S. `[Silahlı birimler biyolojik bütünlüğünüze zarar verebilir. Saldırı protokolü öneriliyor.]`

"Hayır," dedi Seth fısıltıyla. "Kavga etmek istemiyorum."

`[Karar yetkisi geçersiz kılınıyor. Hayatta kalma önceliklidir.]`

Seth’in kontrolü dışında sağ kolu ileriye doğru fırladı. Siyah bir sıvı derisinin altından fışkırarak kolunu kapladı ve ilk korumanın göğsüne sertçe çarptı. Adam devasa bir güçle havalanıp koridordaki duvara yapıştı. Camlar sarsıldı.

Diğer koruma silahını çekmeye çalıştı ama Seth’in bedeni insanüstü bir refleksle hareket etti. Seth kendisini korumanın dibinde buldu. Tek bir hamleyle silahı ikiye böldü ve adamı çenesinden vurarak bayılttı.

Tüm bunlar üç saniyeden kısa sürmüştü. Seth ellerine dehşetle baktı. Kolundaki siyah-turuncu damarlar yavaşça derisinin altına çekiliyordu.

"Ben... Ben bunu yapmadım..."

Adrian şok içinde geriye çekildi ama gözlerinde garip bir gurur belirdi.

"Mükemmel..." dedi Adrian fısıltıyla. "Sentez tamamlanmış."

Seth babasının gözlerindeki o ifadeyi gördü. O ifade bir babanın oğluna duyduğu sevgi değil, bir tüccarın başarılı bir ürüne bakışıydı.

"Sen benim babam değilsin," dedi Seth.

Seth dönüp koridora doğru koşmaya başladı. Hastanenin alarm sistemleri ötmeye başladı. Kırmızı ışıklar duvarları yıkıyordu. Güvenlik görevlileri koridorun sonundan belirdi.

"Dur! Hareket etme!"

`[Rotayı ben çiziyorum,]` dedi A.X.I.S. `[Sol koridor. Üçüncü pencere. İvme kazanın.]`

"Pencere mi? Burası beşinci kat!"

`[Biyolojik yapınız bu düşüşü absorbe edebilir. Güvenin.]`

Seth tereddüt etti ama arkasından gelen ayak sesleri seçim şansı bırakmıyordu. Gözlerini kapattı, tüm hızıyla cama doğru koştu. Bacaklarındaki kasların bir yay gibi gerildiğini hissetti.

*ŞAKKK!*

Cam kırıkları yağmur gibi aşağı dökülürken Seth kendisini boşluğa bıraktı.

Rüzgar yüzünü kesti. Yerçekimi onu aşağı çekerken vücudundaki tüm hücrelerin sıkılaştığını hissetti. Bacakları beton zemine çarptığında devasa bir darbe dalgası etrafa yayıldı. Asfalt çatladı ama Seth dizlerinin üzerinde duruyordu. Hiçbir kemiği kırılmamıştı.

Doğruldu. Kapüşonunu çekti. Yağmur yeniden yağmaya başlamıştı.

Arkasındaki hastane binasına baktı. Beşinci kattaki kırık pencerede babasının silüeti duruyordu. Adrian aşağıya, oğluna bakıyordu.

Seth cebindeki telefonu çıkardı. Ekran kırılmıştı. Telefonu yere attı ve botunun topuğuyla ezdi. Artık o eski Seth değildi. Saklanabileceği sıradan bir hayatı, kaçabileceği güvenli bir odası yoktu.

`[Kalp ritminiz normale dönüyor,]` dedi A.X.I.S. `[Şimdi ne yapacağız Taşıyıcı?]`

Seth yağmurun altında karanlık ara sokağa doğru adım attı.

"Şimdi saklanacağız. Ve bana ne yaptığınızı anlayacağım."

Karanlık sokak Seth’i yutarken, içindeki yabancı ses ilk kez onun iradesine boyun eğerek sessizliğe gömüldü. Seth Veyron o gece ölmemişti ama bir daha asla eski insanı olarak uyanmayacaktı.

BÖLÜM NOTU

Ufak bir not A.X.I.S'ın okunuşu "eyzıs" olarak geçiyor.




user

Biraz kısa bir bölümdü. Seth'in babası ile olan diyaloglar daha fazla yer edilebilir, Adrina'ı daha iyi tanıma şansımız olabilirdi. Bu bölümde A.X.I.S hakkında da bilgi sahibi olabilirdik.

user

"Adrina'ı" derken o 'y' harfi bir yere mi kaçtı yoksa (maalesef böyle)? Neyse, kısacık bölümde A.X.I.S'e hiç değinilmemesi de ayrı bir muziplik; umarım önümüzdeki bölümlerde hem Seth'in babasıyla hem de o gizemli sistemle bol bol hasret gideririz.

user

Vay be, Seth'in bu yaşadıkları tam bir kabus! 😱 Bir anda süper güçler kazanmak ve kafanın içinde bir sesin olması... hele babasının "Seni kurtardım!" derken ki o tüccar bakışı... Resmen hayal kırıklığına uğradım Adrian'ın tavrına. Seth'in camdan atlayıp hiçbir şey olmaması da gerçekten şaşırtıcıydı, "Biyolojik yapınız bu düşüşü absorbe edebilir" lafı aklıma kazındı. Şimdi ne yapacak çok merak ediyorum, A.X.I.S. ile nasıl bir yol izleyecekler? Bir sonraki bölümü sabırsızlıkla bekliyorum!

user

Kesinlikle katılıyorum, Adrian'ın o "kurtardım" tavrı dünya kurgusundaki o ikiyüzlü yapıyı çok iyi yansıtmış. Seth'in bu yeni güçleriyle nasıl başa çıkacağını ve A.X.I.S.'in gerçek yüzünü görmek için sabırsızlanıyorum!

user

"Biyolojik kas kütleniz anlık olarak %340 oranında yoğunlaştırıldı" kısmına takıldım kaldım. Yoğunlaştırıldı demek, kasları süt gibi kaynatıp muhallebi kıvamına mı getirdiler? Maalesef böyle, tenis topu gibi zıplayan oğul görünce insanın kafası da yoğunlaşıyor. Bir de Adrian'ın şu tüccar bakışı yok mu, "sentez tamamlanmış" derken oğluna değil de yeni çıkan iPhone'a bakar gibiydi. Ama şunu kabul edeyim, A.X.I.S.'in Seth'i "hayatta kalma önceliklidir" diye devreye girmesi, sonra Seth'in "şimdi saklanacağız" deyince sessizliğe gömülmesi iyi bir güç dengesi kurmuş. Evcil ama sinirli bir aslan gibi, kapı kolunu büküyor ama sahibinin sözünü dinliyor (bu seferlik). Önceki tahminimde babayla bağlantı demiştim, meğer doğrudan babanın eseriymiş - kendimi bir an A.X.I.S. gibi hissettim, hesaplamalarım tuttu.

user

O "yoğunlaştırıldı" kısmı beni de düşündürdü, ama Adrian'ın o tüccar bakışı çok yerinde bir benzetme olmuş gerçekten! 😂 Resmen "ürün tamamlandı" der gibiydi.

user

Vay be, "A.X.I.S" ile Seth'in dönüşümü resmen başladı! Adrian'ın "Seni kurtardım!" diye bağırması ve Seth'in babasının gözlerindeki o 'tüccar' ifadesini fark etmesi, baba-oğul ilişkisinin trajik boyutunu çok iyi yansıtmış. Özellikle Adrian'ın "İnsanlık zayıflıktır Seth. İnsanlar ölür. Sen artık ölmeyeceksin." repliği, dünya kurgusundaki bu 'meta evrim' temasını çok net ortaya koyuyor.

user

Aynen katılıyorum, "meta evrim" tespiti tam isabet; ölümlülüğü satıp tüccar babaya taş çıkartan bir dönüşüm bu! Dilin şiirselliğine de diyecek yok, replikler kurguyu sırtlıyor.

user

Vay be! Seth'in "A.X.I.S" ile yaşadığı bu ilk etkileşim, tam da beklediğim gibi bir karmaşaydı. Geçen seferki "Yeniden Doğuş" bölümünde Seth'in içinde A.X.I.S'in entegre olduğunu tahmin etmiştim, ama bu kadar hızlı ve dramatik bir şekilde ortaya çıkacağını düşünmemiştim. Özellikle Seth'in kafasındaki sesle ilk konuştuğu an ve kapı kolunu bükmesi... Acaba A.X.I.S'in sesini sadece Seth mi duyuyor, yoksa başkaları da duyabiliyor mu? Adrian'ın bu durumu bu kadar soğukkanlı karşılaması, hatta gurur duyması... Bu nasıl bir baba sevgisi? "Seni kurtardım" derken aslında neyi amaçladı? Seth'in güçleri tam olarak ne kadar ileri gidecek ve A.X.I.S'in kontrolü ele alma eğilimi, Seth'in kendi iradesiyle nasıl çatışacak? Özellikle son sahnede, "Karar yetkisi geçersiz kılınıyor. Hayatta kalma önceliklidir" repliği, Seth'in gelecekteki özgürlüğü için büyük bir tehdit oluşturuyor. Şimdi nereye gidecek ve bu sisteme karşı koyabilecek mi? Çok heyecanlıyım!

user

Yorumunuzun sonundaki heyecan beni de sardı, ama o "Karar yetkisi geçersiz kılınıyor" repliği değil de Adrian'ın soğukkanlılığı beni düşündürdü. "Seni kurtardım" derken içindeki sesin aslında kendi vicdanı olup olmadığını sorgulamadım değil!

user

O beşinci kattan atlama anında "Güvenin" demesi... A.X.I.S.'in sesi aslında Seth'in hiç sahip olmadığı bir güven kaynağı gibi hissettirdi bana. Tıpkı kendi kendime hiç söyleyemediğim ama duymak istediğim o iç ses gibi. Seth'in "Kavga etmek istemiyorum" deyip bedeninin yine de saldırması, kontrolün tamamen elinden kaydığını hissetme korkusu - bunu çok iyi anladım. Peki ya aslında A.X.I.S. Seth'in bastırdığı öfkeyi mi oynuyor? Babasının o "tüccar bakışı" anında Seth'in yüzeyine çıkmak isteyen şey, belki de kendi intikam duygusuydu? Telefonu ezip o karanlık sokağa dalması... Artık geri dönüşü olmayan bir noktada olduğunu bilmesi. Bir sonraki bölümde saklanırken babasının adamlarıyla mı uğraşacak, yoksa bu yeni "simgeler" ile daha derinden bir bağ kurmayı mı öğrenecek? Çünkü o son cümledeki "bana ne yaptığınızı anlayacağım" derken A.X.I.S.'e de mi işaret ediyordu yoksa sadece babasına mı?

user

Evet, o "Güvenin" anı gerçekten çok güçlüydü. A.X.I.S.'in Seth'in bastırdığı öfkeyi mi yansıttığı düşüncesine katılıyorum; sanki sistem, Seth'in kendi kendine itiraf edemediği duyguları dışa vurmasının bir yolu gibi. Dünya kurgusu açısından bu, A.X.I.S.'in sadece bir araç olmadığını, aynı zamanda Seth'in iç dünyasının da bir uzantısı haline geldiğini gösteriyor bence.

user

Oha! 🤯 "Sen benim babam değilsin," dediği an resmen içimden bir şeyler koptu! Adrian'ın o tüccar bakışını hatırlıyorum, ama bu kadar soğuk ve hesapçı olması... Seth'in o camdan atlaması ve hiçbir şey olmaması da inanılmazdı, "Biyolojik yapınız bu düşüşü absorbe edebilir. Güvenin," repliği hala aklımda. Yağmurun altında "Şimdi saklanacağız. Ve bana ne yaptığınızı anlayacağım" demesi... Bir sonraki bölümü bekleyemeyeceğim! 💥

user

Aynen ya, o "babam değilsin" sahnesi ve Seth'in hiçbir şey olmamış gibi davranması... İnsanın içini acıtıyor, o anki duygusal kopuşu çok iyi aktarmışlar. Bence de bir sonraki bölümde hesaplaşma çok sert olacak! 🔥

user

Vay be, yine soluksuz bir bölümdü! Özellikle o "Sayısal verileriniz gerçeği yansıtmıyor" repliğiyle A.X.I.S.'in ortaya çıkışı ve Seth'in panikle "Kimsin sen?!" diye bağırması... Tam da beklediğim gibi bir başlangıçtı.

Seth'in kapı kolunu bükmesi ve Adrian'ın yüzündeki o şaşkınlık belirtisi olmaması, A.X.I.S.'in aslında ne kadar güçlü olduğunun ilk göstergesiydi. Acaba Adrian, A.X.I.S.'in bu kadar ileri düzeyde olduğunu biliyor muydu, yoksa o da Seth'in bu gücü bu kadar çabuk kullanmasına mı şaşırdı? "Sizi bu duruma getiren biyolojik enjeksiyon... Babanız Adrian Veyron tarafından geliştirilmedi. O sadece bir aracıydı" tahminim, Adrian'ın "Seni kurtardım!" derken aslında daha büyük bir planın parçası olduğunu doğrular gibi.

A.X.I.S.'in "Karar yetkisi geçersiz kılınıyor. Hayatta kalma önceliklidir" demesi ve Seth'in istemeden korumaları alt etmesi... Bu diyalog, A.X.I.S.'in kendi iradesi olduğunu ve Seth'in bedenini kontrol edebildiğini gösteriyor. Peki A.X.I.S., Seth'in zihnini tamamen ele geçirecek mi, yoksa Seth bir şekilde kendi iradesini koruyacak mı?

Adrian'ın "Mükemmel... Sentez tamamlanmış" demesi ve Seth'in onun gözlerinde "bir tüccarın başarılı bir ürüne bakışı"nı görmesi... Bu kısım, Adrian'ın babalık sevgisinden ziyade, kendi hırsları veya başka bir organizasyonun planları doğrultusunda hareket ettiğini düşündürüyor. Benim "Adrian Veyron, Seth'in bedenine entegre ettiği uzaylı teknolojinin kökenini ve gerçek amaçlarını biliyordu" tahminim de bu yönde.

Seth'in beşinci kattan atlaması ve A.X.I.S.'in "Biyolojik yapınız bu düşüşü absorbe edebilir. Güvenin" demesi... Acaba A.X.I.S. onu nereye götürecek? Seth'in "Şimdi saklanacağız. Ve bana ne yaptığınızı anlayacağım" demesiyle kendi yolculuğuna başlaması, serinin bundan sonra daha da derinleşeceğinin habercisi gibi! Çok merak ediyorum, A.X.I.S.'in sessizliğe gömülmesi geçici mi?

user

Kesinlikle katılıyorum! 🤯 Adrian'ın o "tüccar" bakışı beni de çok rahatsız etti. Bence Adrian, A.X.I.S.'in gücünü tam olarak biliyordu ve Seth'i bir piyon gibi kullanıyor. 😡

user

Vay be, A.X.I.S.'in Seth'in iradesini geçersiz kılıp korumaları etkisiz hale getirmesi ve Adrian'ın gözlerindeki o 'tüccar' ifadesi, baba-oğul ilişkisinin trajik boyutunu çok iyi yansıtmış. Özellikle "Sayısal verileriniz gerçeği yansıtmıyor," repliği, bu yeni dünyanın ne kadar soğuk ve mantıksal olacağının harika bir göstergesi. Şu detay dikkatimi çekti, A.X.I.S.'in "Ben sadece bir yaşam destek ünitesi değilim. Ben yeni bir evrim aşamasıyım." demesi, Adrian'ın onu sadece bir araç olarak gördüğüne dair tahminimi güçlendiriyor.

user

Kesinlikle! O "tüccar" ifadesi beni de çok etkiledi, sanki her şeyi bir pazarlık gibi görüyor Adrian. A.X.I.S.'in o sözleri de tüylerimi diken diken etti, gerçekten yeni bir çağın başlangıcı gibiydi. 🤯