Hut gece devriyesindeyken dar bir geçitte gördüğü tuhaf ışığın peşinden gider.
Sonra düşmeye başlar.
Gözlerini açtığında ise doğan kişi kendisi değildir.
Hut, Yuta adındaki yabancı bir dünyada, Tarin isimli yeni doğmuş bir çocuğun bedeninde uyanır. Fakat Tarin boş bir kabuk değildir. Yaşıyor, korkuyor, acıkıyor ve bedeninin içinde beliren yabancıyı bütün varlığıyla reddediyordur.
Beliren ilk kayıt yalnızca gerçeği gösterir:
---
Beden: Tarin
Doğal Süne: Mevcut
Yabancı Süne: Kaydedildi
Eşruh Dengesi: %0
---
Hut’un kendisine ait bir bedeni yoktur. Çevresinde konuşulan dili bilmez, beden üzerinde neredeyse hiç kontrolü yoktur ve ölüp ölmediğini bile bilmez.
Hayatta kalmak içinse içgüdülerinin tam tersini yapmak zorundadır:
Kontrol etmeyi bırakmak.
Yuta’da güç zorla alınmaz. Güvenle, ortak seçimlerle ve insanların, hayvanların, yolların ve eski şarkıların içinde yankılanan Tın’la birlikte büyür. Atacakları her ortak adım yeni bir yeteneğin kapısını aralayabilir. Hut’un kontrolü ele geçirmeye yönelik her hamlesi ise ikisini de taşıyan bedeni yaralayabilir.
Bu, Hut’un ikinci hayatı değildir.
Tarin’in ilk hayatıdır.
Ve beden hiçbir zaman boş olmamıştır.
YUTA: Beden Boş Değildir, iki Süne, tek beden ve seçilmeden kurulan bir bağ üzerine karanlık bir isekai, LitRPG ve progression fantasy romanıdır.
Düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın
İlk yorum yazan sen ol!
Henüz yorum yapılmadı