Savaş alanı kimseye acımaz herkes Umut bekler
Herkesin bildiği gibi, savaşlar her zaman kanla yazılır ve kanla biter. Bir taraf her zaman galip gelir, ister masada ister savaş meydanında.
Hangi tarafın kazanacağı belli olmuyor, bazen mucizeler yaşanıyordu.
Onlar da buna inanmak istediler.
Öğle güneşinin sıcağı altında, toz duman içinde iki taraf arasında savaş yaşanıyordu.
Askerlerden yükselen çığlıkların arasında bir ses yükseldi; askerler geri çekiliyordu. Herkes birden sevinçle Raiden'a bakmaya başladı.
Savaş alanındaki deponun yanına büyük bir çadır kurdular. Akşam vakti herkes birasını içiyordu, tek bir kişi hariç: Raiden.
Komutan, Raiden'a neden içmediğini sordu. Raiden, "Ne olacağını asla bilemezsiniz, savaş alanındayız." diye cevap verdi.
Komutan birden sesini yükseltti ve "Kazanan biziz. Gidip depodan bize bir kasa bira getirin." dedi.
Raiden başını sallayarak dışarı çıktı ve "Seni aşağılık herif, savaş henüz bitmedi." dedi. Raiden depodan bira kasasını aldı ve dışarı çıktığında gördüğü manzara karşısında şaşkına döndü.
Daha 2 saat önce geri çekilen ordunun üzerine şimdi uçaklar battaniye gibi gökyüzünü kaplamış, üzerlerine doğru geliyordu.
Raiden elindeki bira kasasını yere bırakıp hızla çadıra doğru yöneldiğinde düşmanlar geri çekildi.
Komutan ayağa kalkıp "Şaka yapmanın zamanı mı?" diye sormadan önce, dışarıdan gelen patlama sesiyle herkes şaşkına döndü.
Raiden komutana ne yapacağını sorarken, yandan bir silah sesi duydu; askerler teker teker kendilerini öldürüyorlardı. Raiden ne yapacağını bilmeden, şaşkın ve korkmuş bir şekilde orada duruyordu.
Komutanı ona yaklaştı, silahı eline verdi ve tuttu. Raiden her şeyin benim hatam olduğunu söyledikten sonra, Raiden'ın elindeki silahla tetiği çekti.
Raiden, şimdi katil mi oldum? Hadi canım, kendini vurdu ama silah elimdeydi. Ne yapmalıyım? Zamanım yok, böyle mi öleceğim? Hiçbir şey başaramadan, ahhh, keşke daha iyi bir hayatım olsaydı.
Arkasından gelen bomba sesleri giderek yaklaşıyordu ve Raiden yolun sonuna geldiğini anladı. Eğer bir Tanrı varsa, bana bunu yaptırdığı için pişman olacak.
Okurken hem hüzünlendim hem de umutlandım. Anlatım çok etkileyici, kesinlikle Novebo’da kitap olarak da görmek isterim.
Raiden'i tanımak istiyorumm
Savaş meydanındaki o kaosun ortasında Raiden'ın "Seni aşağılık herif" diye mırıldanıp bira kasası taşıması... İçimden bir ses "önceliklerine bak" dedi ama maalesef böyle. Neyse ki hikaye de o anki ironiyi fark etmemi sağladı. "Uçaklar battaniye gibi gökyüzünü kaplamış" benzetmesi hoşuma gitti, görsel olarak etkileyici. Fakat komutanın Raiden'ın eline silahı verip *tuttu* kısmı beni biraz durdurdu; kimin eli kimin cebinde belli değil. Yine de "keşke daha iyi bir hayatım olsaydı" diyen karakterin son pişmanlığı, tüm o savaş gürültüsünün arasında insani bir dokunuş olmuş. Kaderine lanet okuyan Raiden'a selam olsun, umarım bir yerlerde Tanrı bu tehdidi ciddiye almıştır.
Raiden'ın bira kasası taşıması o kaosun ortasında gerçekten ilginç bir detaydı, dünya kurgusuna o anki gerçeküstü havayı çok iyi katmış bence. "Uçaklar battaniye gibi" benzetmesi de görseli çok güçlendirmiş, katılıyorum.
Gönderiler arasında kaybolmaktan sıkıldınız mı? Hesap oluşturarak kaldığınız yerden devam edebilir, yeni yanıtlar için bildirim alabilir, favorilerinizi kaydedebilir ve beğenilerle diğer kullanıcılara teşekkür edebilirsiniz. Birlikte bu topluluğu daha da harika bir yer haline getirebiliriz. ❤️
Yorum yapabilmek için kayıt ol veya giriş yap.