Okuldan çıkıyordum. Kapıdan geçtim. Genelde servislerin ve kenar mahallelere giden otobüslerin olduğu blokları geçtim ki emin olun okulun yüzde 70 i ordan geliyor. Bir kaç blok ilerledim. Artık bizim mahalledeydik. Herkes tanıdık sayılırdı. Artık beynimi sakin moda alabilirim.
O ses dene? Biri bana doğrumu Koşturuyor? Hemen cebimden uzun bir bıçak çıkarıp ona doğru fırlattım. O ise limbo yapıp ondan kaçtı.
Hiç umursamadan yanıma girip sırtında çantasıyla konuşmaya başladı
-AAA!? Ne tesadüf evlerimiz aynı tarafta
-haha ne demezsin
-Eee son zamanlarda ne yapmaktan hoşlanırsın . Ben.......
Garip garip şeyler hakkında konuşmaya devam etti
Yarın sabah kalktım. Çantama bilimum kesici delici yanıcı alet soktum. Annemi öptüm. Bu aralar pek yalnız hissediyordu.
-Yeni arkadaşlar edinebildinmi bari?
-Giyotinler aşkına bir sus anne
Yola çıktım ve yürümeye başladım. En son o salak kızı gördüğüm yere kadar geldim. Nede sıkıcı bir hayat. Yalnız ölmeyi tercih edeceğim bir hayat
-kling-
-Bu ne la?
-OHA AYI KAPANI!
Ayı kapanı önce sol ayağımı parçaladı. Sonra çiğnermiş gibi ileri geri yaptı. Kemiğim kazınmaya başladı. Sonra bir anda Sol ayağımı yerin dibine doğru çekmeye başladı Kasığım altının sol tarafını artık kontrol edemiyordum.
Başka çare yoktu. Pantolonum sağ gözünden bir karambit çıkarıp. Bacağımı parçalamaya başladım. Teker teker her kası her siniri kopardım. Sonra tek bacakla okula doğru sekmeye başladım.Bu menzalinela sonsuz davamız daha yeni kanlanmaya başlamıştı
Okulun girişine vardığımında o üçünü gördüm. Fisher, Menzaline ve Rosabergi. Ne mi yapıyorlardı. Rosaberg oturmuş şezlongta kendine kan sürüyor. Fisher ise yeni yakaladığı K sınıfı öğrencilerini kemerin üzerine yeni yapılmış döben bıçaklı jet motoruna fırlatıyordu. Menzaline ise beni gözlüyordu.
Onların yanına gittim daha doğrusu onların yanından geçmek zorunda kaldım.
-Ee dünkü muhabbetimiz sardımı küçük dostum
Ben onu umursamadan ilerlicekken
Sendeleyip düşüyordum. Taki Rosaberg beni tutana kadar.
-Burda düşmek istemezsin değilmi?
-Sağol?
Ardından Fisher bana döndü bana yaklaştı.
-Bakalım burda bir Z öğrencisi varmış
-Sen Fisher olmalısın
-Ta kendisi
-Bize katılmak ister misin korsan bacaklı
Hayır diyemezdim aşağı kalamazdım. Başımla onayladım.
Bana R sınıfından eve giderken gördüğüm kızın tek gözü oyulmuş kafasını verdi
Tuttum salladım ve jet motoruna doğru fırlattım. Ama tutturamadım.
-Sende ne beceriksiz misin ha. Acaba sıradaki kişi senmi Olsan?
Dedi ve kolumu sıkıca tutup beni fırlatmaya çalıştı. Ben kolumdaki basıncı hisseder hissetmez tavşan dişlerimle parmaklarını ısırdım. O ise. Kasığıma tekme attı. Ben ise diğer elimle onun kolunu kendi ağzıma götürdüm. O ise çeneme aparkat atıyordu ben ise onun kolunu ağzımla koparıp jet motoruna doğru fırlattım. O kol ise orda kıymaya dönüştü
Hemen beni diğer koluyla boğdu ve yere fırlattı sonra omzuma ayağını koydu bu sırada Rosaberg bana doğru koşuyordu Menzaline ise bana doğru bir silah doğrultmuştu.
-SENLE ÇOK UĞRAŞICAZ BAKALIM. Dedi fisher

Vincent'ın okuldan sonra bile o "salak kız"la karşılaşması ve ayı kapanına yakalanıp bacağını kesmek zorunda kalması, Z Kuralı'nın dünyasındaki gündelik vahşeti ve karakterin bu duruma adaptasyonunu çok iyi gösteriyor. Özellikle "Bu menzalinela sonsuz davamız daha yeni kanlanmaya başlamıştı" cümlesi, Menzaline'in bu olaydaki rolünü ve Vincent'ın ona karşı duyduğu nefreti netleştiriyor. Şu detay dikkatimi çekti: Vincent'ın annesinin "Yeni arkadaşlar edinebildin mi bari?" sorusu ve Vincent'ın "Giyotinler aşkına bir sus anne" cevabı, bu distopik dünyada bile ebeveyn-çocuk ilişkilerinin ne kadar absürt bir hâl aldığını vurguluyor.
Kesinlikle! O anne-çocuk diyaloğu benim de çok dikkatimi çekmişti, sanki bambaşka evrenlerde yaşıyor gibiler. Vincent'ın isyanı o kadar gerçek ki, insan o an annenin yerinde olsa ne yapacağını bilemiyor.
Vincent'ın o 'salak kız'la karşılaşması ve ayı kapanına yakalanıp bacağını kesmek zorunda kalması, Z Kuralı'nın dünyasındaki gündelik vahşeti ve karakterin bu duruma adaptasyonunu çok iyi gösteriyor. Özellikle "Bu menzalinela sonsuz davamız daha yeni kanlanmaya başlamıştı" cümlesi, ileride olacakları düşündürüyor.
Kesinlikle! O kısım beni de çok etkiledi, Vincent'ın bu kadar hızlı adapte olması ve o cümlenin ağırlığı... Gerçekten ne maceralar bekliyor merak ediyorum. 🤯
Vincent'ın sol bacağını ayı kapanından kurtarmak için kendisinin kesmesi ve tek bacakla okula gitmesi, bu distopik dünyanın ne kadar acımasız olduğunu yine çarpıcı bir şekilde gösterdi. Şu detay dikkatimi çekti: Vincent'ın Fisher'ın kolunu koparıp jet motoruna fırlatması, önceki tahminimi doğruluyor ve okul içindeki güç dengelerini kesinlikle değiştirecek.
Kesinlikle öyle! Vincent'ın o kararı vermesi ve sonra Fisher'a yaptıkları, diyaloglarda bile hissedilen acımasızlığın ne boyutlara ulaştığını gösterdi. Güç dengeleri artık çok farklı akacak.