Eve döndüm elime bir bilet tutuşturmuştu. Üzerinde “Rapist Preists”. Klasik herkes için uygun bir isme sahipti. Çünkü bazı yerlerde tecavüz her gün karşılaştığın bir şey. Anneme selam verdikten sonra yatağa uzandım. Konser biletinin tarihine ve yerine baktım iki gün sonra Kuzeyde bir yerdeydi.
Konser gününe kadar pek birşey yapmadım sadece okula giderken bir köpek gördüm. 40larının sonunda bayılmış bir adama tecavüz ediyordu yavrucak onu öldürecek kadar iri olmadığı için. Ne yazık ki toplumdaki Anti Cinsellik karşıtlığı sadece insanlar için geçerli. Hayvanlara böyle bir politikamız yok. Çok acınası buldum bunu. Vicdanım el vermedi. Önce elimle adamın boynunu kestim. Kan gören yavrucak nede heyecanlandı. Bende onun patisine bıçak çivileyip. Onu yalnız bıraktım. Hayatının mutluluğunu yaşıyordu hayvan. Umarım ilerde iyi anlaşırız.
Okula gittiğimde Menzaline bana sürekli gülüyordu. Fisher'ın yanında olmadığı sürelerde.
Konser için otobüse bindiğimde. Ki bu tekerleğe japon yapıştırıcısıyla yapıştırılmam demek. Ama bence toplumumuz buna yeni bir çözüm bulacak kocaman otobüste bile maksimum 25 kişi taşımak hiç karlı değil.
Konser yerine geldiğimde ise Menzaline direkt beni karşıladı. Makyaj yapmıştı dudaklarına kan sürmüş gözlerini beyin suyuyla kaldırmıştı.
-Güzel görünüyorsun
-Sağ ol bu yeni grubu sevmeye başladığım için güzel görünmek istedim kuzey batıda Noisecore grubu bulmak zor oluyor….
O bunları anlatırken bir şey fark ettim. Tek başına gelmişti. Ne Vincent vardı. Nede kızıl Rosaberg.
Yaklaşık 30-40 dakika insanlar toplanmaya başlandı.
Menzaline hemen hakiki Karaciğer ve İnce bağırsak dikimiyle olan çantasından iki tane beyin sülüğü çıkardı
-Ah en sevdiğim
-Ne işe yaradığını biliyormusun
-Hiç bakmadım sadece verdikleri hazzı seviyorum
Kulağının içine bir tane üç parmak çapında bir tane soktu. Siyah bir taneydi bir sürü dişi ve ayağı vardı.
-Bu canlılar yüksek frekans ve desibelde tarla faresi gibi azıp parçalama hissiyle dolarlar. Her şarkıdan sonra bir tane daha atmayı unutma.
Kulağıma bir tane attım
-Ne kadarda bize benziyor
-Eee bir çiyana bizim Erdemizi yüklersen böyle olur.
Şarkılar su gibi aktı resmen het şarkı 19k-21k Frekansında ve 180 desibel ses seviyesindeydi. Sülükler yavaş yavaş etrafını kazıya kazıya beyinlerimizi mecaz olmayan anlamda yedi. Ziyafet çıkarıp Zehirli kanser getirici atıklarını ve çoğalmaları için yumurta ve spermlerini bıraktılar. Ama ne yazık ki diğer organlara gelmek istemiyorlar.
Tabi litrelerce organlar parçalandı ve döküldü. Sadece enstrümanların çıkardığı seslerle.
Menzalinela otobüsle döndükten sonra yol ayrımında bana dediki
-Sinemaya gitmek istermisin?
Sinemamı? Açıkça çıkma teklif etmeye başladı. Beni zorbalayan kız. Bu kızı bir hidrolik preste ezmek lazım.
BÖLÜM NOTU
Ordaki çaldıkları frekans insan duyma sınırı olan 20k çok yakın biraz üstü biraz altı notalardır. Yani kulak tırmalayan ekstrem incelikte şeyler. O desibel yüksekliği ise bir roketi 15 metre yakından dinlemenin size verceği ses yüksekliğidir. Bide "Noisecore" gibi bir müzik türü yapınca. Gerçek ekstrem müzik oluyor

İlk yorum yazan sen ol!
Henüz yorum yapılmadı