insider crow

Paylaş, Sohbet Et, Eğlen!

Chat Space ile topluluğa katıl, eğlenceye ortak ol, yeni bağlantılar kur!

Sınav görevlisi, elindeki parşömen yığınından kafasını kaldırmadan sıradaki öğrencinin kağıdını aldı. Sıra Kael’e gelmişti. Kael, büyükbabasının hazırladığı resmi giriş belgesini uzattı. Görevli, kağıdı incelerken bir anda donakaldı. Gözlüklerini düzeltip isme tekrar baktı.

"Kael... Kael Krowel mi? Bir dakika... Sen gerçekten Krowel ailesinden misin?"

Kael sakin bir sesle cevap verdi. "Evet efendim."
Görevlinin sesi titremeye başladı. "Peki... Sen efsanevi Usta Vaelmon’u tanıyor musun?"

"Kendisi benim büyükbabam olur."
Görevli bu cevapla birlikte adeta küçük dilini yutacaktı. O sırada Kael’in hemen yanında duran Lyra, duyduklarıyla şoka girmişti. Gözleri kocaman açıldı,

"Sen... Senin soyadın gerçekten Krowel mi? Yok artık! Bir Krowel ile mi arkadaş olmuşum ben?"

Kael, insanların bu soyadına neden bir kral gelmiş gibi tepki verdiğini o an tam kavrayamadı. Ama sonra aklına büyükbabasının krallıktaki mevkisi ve otoritesi geldi. 'Şimdi anladım...' diye düşündü içinden. 'Büyükbabam sadece benim için "bir büyükbaba" ama bu insanlar için bir başbüyücü.'

Lyra’ya dönüp fısıldadı: "Lyra, lütfen... Bu soyadı şimdilik aramızda kalsın. Ne kadar az kişi bilirse o kadar iyi. Dikkat çekmek istemiyorum."

Lyra’nın kafasında soru işaretleri fırtınası kopuyordu. "P-peki..." dedi kekeleyerek. Kendi kendine düşünmeden edemedi: 'Böylesine devasa, soylu bir ailede doğmuşken neden kimliğini gizlemek istesin ki?
Sınavın ilk aşaması olan "Büyü Atış Testi" başlamıştı. Görevliler sahanın sonuna kalın, büyüyle güçlendirilmiş tahta hedefler yerleştirmişti. Öğrenciler yedişerli gruplar halinde hedeflerin karşısına geçiyordu.

Lyra yanındaki asayı sıkıca kavramıştı, elleri titriyordu. Kael de gergindi ama onun sebebi başkaydı. Kael, eğitimini Mithril kuklalar karşısında yapmıştı. Şimdi karşısında duran bu basit tahta hedefler, ona kağıttan yapılmış gibi geliyordu. Zephyros’un "Gücünü mutlaka sınırla!" uyarısı beyninde yankılanıyordu.

O sırada, sahanın diğer ucundan kulakları sağır eden bir patlama sesi duyuldu. Etraftaki öğrenciler bir anda fısıldaşmaya başladı:

"Şuna bak! Hedefi resmen un ufak etti!" "Kim bu? Rüzgar büyüsüyle o kalın tahtayı nasıl bu hale getirdi?"

Mağrur bir elf, elindeki gümüş işlemeli asasını savurarak arkasına bakmadan yürüdü. Yüzünde küçümseyici bir gülümseme vardı. "Sıradan odun parçalarıyla vaktimi çalıyorlar," dedi elf, kibirli bir sesle . "Gerçek bir büyücünün karşısına daha ciddi bir şeyler çıkarmalıydılar."

Kael, Lyra’ya dönüp sordu: "İnsanlar neden bu kadar heyecanlandı? Hedefleri vurmamız gerekmiyor muydu zaten?"

Lyra, "Ah, sen onun kim olduğunu bilmiyorsun sanırım!" dedi hayretle. "O, ünlü Aethel ailesinin en küçük oğlu: Thalendir

"Aethel mi? Hiç duymadım."

Lyra az kalsın küçük bir çığlık atacaktı. "Ne! Şaka yapıyor olmalısın! Doğu Krallığı'nda Aethel ailesini bilmeyen yoktur. Onlar krallığın en güçlü elf hanedanı! Thalendir’in çoktan 3. Halkaya ulaştığı söyleniyor. Baksana, hedefi ne hale getirdi!"

Kael sessizce elfi süzdü. 'Hmm... Okuldaki güç dengesini anlamam daha da zorlaşıyor.'

Sıra Kael ve Lyra’ya geldi. Yan yana durup hedeflerine odaklandılar. Lyra asasını uzattı, diğer eliyle de destek alarak tüm odaklanmasıyla bir ateş topu gönderdi. Ateş topu hedefi sarstı, tam ortasını siyah bir kömüre çevirdi. Lyra başarmıştı!
Sıra Kael’e geldiğinde, Kael asasını çıkarmadı. Sadece sağ elinin işaret parmağını hedefe doğru doğrulttu. İçinden sürekli kendisini tutması gerektiğini tekrarlıyordu: 'Kendini tut Kael... Sadece küçük bir parça...'
Görevli şaşkınlıkla bağırdı: "Asanı çıkarmayacak mısın çocuk?"

Kael, görevliye bakmadan cevap verdi: "Sadece hedefi vurmam gerekiyor, değil mi? Bunun için asaya ihtiyacım yok."

Kael’in arkasındaki soylu öğrenciler kıkırdaşmaya başladı. "Hah! Şuna bak, kesin düşük sınıf bir aileden geliyordur." "Asa alacak parası bile yoktur zavallının, parmağıyla ateş yakabileceğini sanıyor!"
O sırada Kael’in parmağının ucunda, yoğun baskı altında sıkıştırılmış, kıpkırmızı parlayan küçük bir ateş mermisi oluştu. Görevli tam " kural..." diyecekken, Kael mermiyi serbest bıraktı.

Bir patlama sesi değil, delici bir mermi sesi duyuldu. Kael’in parmağından çıkan ateş, hedefi delip geçmekle kalmadı, tahtayı parçaya ayırdı ve arkadaki kalın taş duvarda derin bir delik açtı.

Kael, eline bakıp hayıflandı: "Hay aksi... Fazla mana aktardım."
Görevliye dönüp "Kusura bakmay..." diyecekti ki, görevlinin ve çevredeki öğrencilerin yüzlerinin kireç gibi bembeyaz olduğunu gördü.

"O da neydi öyle?" "Asasız... Sadece parmağıyla mı yaptı bunu?" "O delik... O duvar büyüyle korunuyordu!"
Görevli, titreyen eliyle Kael’i işaret etti. "K-Kael... Sınavı geçtin. Diğer sınav alanına geçebilirsin."

Lyra, Kael’in koluna yapıştı, neredeyse onu sarsıyordu. "Kael! Sen ne yaptın? O az önce izlediğimiz Thalendir'den bile daha güçlüydü! Sen... Sen gerçekten bir canavarsın!"

Aynı saatlerde Zephyros, Kral Thalaron’un huzuruna çıkmıştı.

"Majesteleri, beni buyurmuşsunuz."

"Zephyros," dedi Kral, tahtında ciddi bir ifadeyle. "Yaratık saldırısından haberin vardır. Alaric bana, Echidmer’in bir çocuk tarafından öldürüldüğünü söyledi. Onu senin yanında görmüşler. Çocuğu tanıyor musun?"

Zephyros durumu anında kavradı. "Evet efendim. Kendisi kardeşimin çocuğudur."
Kral şaşırmıştı. "Öyle mi? Bir yeğenin olduğunu bilmiyordum."

Zephyros, daha fazla detay verip Kael’in soyunu tamamen açık etmemek için konuyu kısa kesti. "Kardeşim evleneli çok oldu efendim. Evlendikten sonra krallıktan uzağa taşındı, bu yüzden bahsetme fırsatım olmadı."
"Keşke haber verseydin, sen bu krallığın baş büyücülerindensin, bir hediye ayarlardık. Peki, bu çocuk... Gerçekten o canavarı öldürdü mü?"
"Evet efendim," dedi Zephyros . "Kael 14 yaşında olmasına rağmen 4. Halka bir büyücüdür. Eğitimini bizzat ben üstlendim."
"4. Halka mı!" Kral heyecanla doğruldu. "Krowel kanı taşıdığından normal sanırım, bir de senin gibi bir öğretmeni varken... Kael için büyük bir ödül töreni ayarlanmalı! Halkımı kurtaran bir çocuğu öyle eli boş gönderemeyiz."

"Emredersiniz majesteleri. Kendisi şu an Akademi giriş sınavında."
“mümkün olan en kısa sürede haber edeceğim”

Zephyros krallıktan çıkarken içi hiç rahat değildi. Kael’in bir anda bu kadar popüler olması tehlikeliydi. İçindeki o melez kanı henüz tam kontrol edilememişken göz önünde olması her şeyi bozabilirdi. Ama Kral’a hayır demek imkansızdı.
Öte yandan Kael, yazılı sınavı da çocuk oyuncağı gibi bitirdikten sonra asıl büyük olayın döneceği yere, Büyü Ölçüm Alanı'na doğru yürümeye başladı.




novebo yorum yok

İlk yorum yazan sen ol!


Henüz yorum yapılmadı