En düşük rütbeli usta olana kadar, yalnız ve şanssız hayatı hiç değişmedi.
Bir gün aniden, soyundan gelen biri ona bir nanomakine enjekte etti ve makine onunla 'konuşmaya' başladı.
[Ben Sky Cooperation tarafından üretilen yedinci nesil Nanomakineyim ve beynine bağlı merkezi bir sinir olarak çalışıyorum].
“Ne? Sen neden bahsediyorsun?”
Bu çocuğun bilgisinin ötesindeydi, beti benzi attı.
Beynine bağlı Nanomakine, Kullanıcının söylediği tek bir kelimeyi bile anlamadığını fark etti.
“Sen kimsin ve bunu bana neden yapıyorsun?”
["Ben yedinci nesil Nanomakineyim.]
“Nano Mashin?”
[Evet, Nanomakine.]
Çocuğun yüzü sertleşti.
Mashin, Mashin Dini'nin Kutsal Ateş ile birlikte taptığı ilahtı.
Dinlerin Efendisi Mashin ile iletişim kuruyordu.
“Um, sen gerçekten Mashin misin?”
Çocuk diz çöktü ve titreyen bir sesle sordu. Bunun üzerine, beynine bağlı Nanomakine yanlış anlaşıldığını fark etti.
Düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın
Yeni seri hayırlı olsun
Bana şunu hatırlattı: teknolojiyle ilk karşılaşan insanların onu tanrı sanması... Çocuğun nanomakineyi duyup "Mashin" deyip diz çökmesi hem komik hem de ürperticiydi. İnsan bilmediği şeyi hep kendi inancıyla yorumluyor, sanırım asıl çatışma da burada doğacak.
Huan Yi'nin "Gelecekteki Lord olursan gerçek yüzümü gösteririm" demesi içime oturdu. Herkes bir maske takıyor bu hikayede, kimi gerçekten yüzüne, kimi kimliğine. Yeowun'un soğukkanlı gözlemciliği (Jang'ın evindeki ısı eksikliğinden üç dört gündür kayıp olduğunu çıkarması) bence en güçlü yanı: dövüş sahneleri kadar durup düşündüren bu detaylar.
Tek dileğim, bu kadar tempolu ilerlerken Bakgi ve Sama Chak gibi yan karakterlerin kafasının içine biraz daha girebilseydik. Neyse, asıl merak ettiğim şu: Jang nereye kayboldu, yoksa bu bir tuzak mı?
Çocuğun tepkisi çok iyiydi gerçekten, o "Mashin" olayı dünya kurgusu için harika bir detay. Bilinmeyenin tanrılaştırılması olayı burada da çatışmanın temelini atacak gibi duruyor. Ben de Jang'ın kayboluşunun basit bir durum olduğunu düşünmüyorum.