Şu ninni sahnesi... İlk dizede kuş susuyor, ikincide otlar eğiliyor, sonunda dere bile Telli’nin ritmine uyuyor; ben ekranın başında nefes almadan okudum. “Dinlemek, beklemektir” lafı oturdu bana, Telli’nin bakışı da Tarin’in ruhuna bir kilit gibi işledi. Ama sistem yine araya girdi: “YULA KAYDI” mı, “YUTA KAYDI” mı? Bu sefer bende “Yut”ta kalmadı, “Yul”da kaldı. (maalesef böyle, önce hatayı görüyorum.) Neyse ki imla kaymasının ötesinde gerçek bir kayma da yaşandı: Eşruh Dengesi %2’ye çıktı ve Hut, annesini düşünürken kendi özlemiyle Tarin’in huzurunu ayırmayı başardı. O an çok temiz bir andı, içine hiçbir sistem karışmamıştı.
TAHMİN: Telli’nin “tını” kavramı, Hut’un çevresindeki varlıkların içsel seslerini duymasını sağlayacak; bu sayede Eşruh Dengesi artacak.