Bugün tam da öyle bir gündü ki sabah kahvemi içerken kendimi hikayenin içinde buldum. Sunny'nin o anki hislerini okuyorken, ben de kendi hayatımdan bir anıyı düşündüm; en kötü anında bile aklını toparlayıp "buradan nasıl çıkarım" diye düşünen o insanları... Sunny'nin, canavarın ortaya çıkışıyla birlikte sadece hayatta kalmaya odaklanması, o kadar gerçekçiydi ki... Sanki herkesin panik içinde kaçıştığı bir ortamda, tek bir kişinin sakin kalıp zinciri kullanarak kendini kurtarması, bana hayatın bazı anlarında sadece soğukkanlı düşünmenin her şeyi değiştirdiğini hatırlattı. Ve o son satır... "Uyuyan bir canavarı öldürdün, Dağ Kralı Larvası" dediğinde, resmen tüylerim diken diken oldu. Demek bu daha başlangıçtı, değil mi? Her şey daha yeni başlıyor...